Cemil Koç ve Şüpheliler: Cinayet davasındaki son gelişmeleri takip edin; adli süreç, deliller ve karar süreçlerine dair güncel bilgiler.

İstanbul’un Eyüpsultan ilçesinde yol kenarında bulunan valiz içindeki cesedin ardından başlatılan soruşturma, Cemil Koç’un tasarlayarak öldürme suçundan tutuklanmasıyla ilerledi. Koç’un yanında yer alan altı kişi ise tasarlayarak öldürmeye yardım etmek suçundan tutuklandı. Soruşturmada, Koç’un Diyarbakır Bağlar’daki bir dairede 2023 yılında meydana gelen kazayla ilişkili olarak da şüpheli konumunda olduğu belirlendi.
Tırnaklarındaki DNA üzerinden yürütülen incelemede, Ejegül Ovezova ile Cemil Koç’un kan örneklerinden elde edilen genotiplerin karışık olduğu tespit edildi. Adli Tıp raporuna göre bu durum, aralarında bir boğuşma olduğuna işaret ediyor ve Koç’un kadını pencereden düşürüp ölümüne yol açtığı yönünde kamu davası açılmasını gerektirecek yeterli şüpheyi ortaya koydu.
Ağırlaştırılmış Müebbet Talebi İddianamede, evin salonunda ve diğer noktalarda kan lekelerinin bulunduğu, ancak maktulün vücudunda görülen yara veya kesi izlerinin doğrudan ölümle bağını zayıflatmasına rağmen, tırnak altı DNA ile birlikte değerlendirildiğinde şüphelinin öldürme suçunu işlediğine dair güçlü bir şüpheye ulaşılmaktadır. Bu nedenle Koç’un kadına karşı kasten öldürme suçuyla ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılması talep edildi.
Bilirkişi Raporunun Değerlendirmesi Diyarbakır 6’ncı Ağır Ceza Mahkemesi’nin talebiyle hazırlanmış raporda, olay yerinde çok sayıda kan lekesi bulunduğu ve maktule ait olduğunun tespit edildiği belirtildi. Davranış sonrası sanığın vücudundaki çiziklerin “kedi tırmığı” olarak açıklanması, olayın normal akışına uymadığı vurgulandı. Ayrıca Adli Tıp verileri, Ejegül’ün ölümünün genel beden travması sonucu meydana geldiğini ve yüz bölgesindeki kırıkların düşme öncesi darp sonucu oluşmuş olabileceğini ortaya koydu. Tanık beyanlarında da olay gecesi bir kadın çığlığı duyulduğu bilgisinin bulunması, olayın oluş şekline ilişkin şüpheleri artırdı. Bu bulgular ışığında, sanığın beyanlarının gerçeklik payının düşük olduğu sonucuna varıldı.