Gece vardiyasıyla yoğun tempoda hemşireliğin iç seslerini keşfeden, insan allegorileriyle dokunan etkileyici bir içerik.

Gece yarısının hastanede başlayan bir yolculuk, Floria Lind’in her an değişen yüzünü odak noktasına alır. Yoğun bakımın, yoğunluğun ve eksik personelin baskısı altında bir hemşire olarak çalışan Floria’nın gecesi, izleyiciye hızlı bir tempo ve gerçekçi sahnelerle sunulur. Hastaların tek tek her biriyle kurduğu bağ ve çeşitli sağlık sigortası beklentileriyle şekillenen diyaloglar, mesleğin sadece teknik yönünü değil, duygusal yükünü de gözler önüne serer.
Film, Madeline Calvelage’nin “Unser Beruf ist nicht das Problem: Es sind die Umstände” adlı eserden esinlenerek Petra Volpe tarafından yazılıp yönetilmiştir. Görevler arasındaki koşturma, kameranın nefes kesen hızıyla takip edilir; izleyici, hemşirenin adımlarını adeta kendi adımları gibi hissetmektedir. Floria’nın soğukkanlılığı, karşılaştığı her hastayla kurduğu şefkatli ileti ve sabırla birleşirken, sonunda çoğu kez hastaların kaderine bağlı olan sonuçlar ortaya çıkar.
Hastanelerin boğucu atmosferi içinde Filmin en vurucu yanları, sağlık çalışanlarının sürekli ölümle yüzleşmesi ve kendi hatalarını yapabilme ihtimalleri karşısında nasıl metanetlerini koruduklarıdır. Profesyonel bakış açısını aşan içsel bir cevaba odaklanan yapım, izleyiciye meslek deformasyonunun ötesinde insanı anlatır. Leonie Benesch’in staj döneminden sahnelerde kendisini daha da güçlendirdiğini görmek mümkün; rol için adeta kendini sahaya salmış bir oyunculuk sergiliyor.
Not: Hastanede uzun süre geçirmeniz gereken anlar varsa filme hazırlıklı olun; bazı sahneler duygusal olarak zorlayıcı olabilir.
Boşanmanın Karmaşası ve Ortaya Çıkan İnsan Hikâyeleri
Bir yandan müzik dünyasının yükselige geçişini ve ardından Bernstein’ın son yıllarını konu edinen diğer bir yapımın hareketli ritmiyle karşılaşıyoruz. Bradley Cooper’ın yönetmenliğe olan yakınlığıyla ilerleyen iki farklı anlatı, insan ilişkilerinin kırılganlığına odaklanır. Is This Thing On?/Sesim Geliyor mu? adlı yapım ise stand-up sahnesiyle hayatını sürdürmeye çalışan orta yaşlı bir erkeğin iç dünyasını irdeler. Alex Novak rolündeki Will Arnett, Cooper’ın karakterine benzeyen bir arkadaşı olarak sahnede yer alır ve kısa bir gerilimli ilişki mühendisliği kurar. Laura Dern’in ise evlilik çatışmasının asıl mağduru olan karakter olarak sahnede gösterdiği derinlik dikkat çeker.