Travma sonrası beyin omurilik sıvısı kaçaklarının endoskopik müdahale ile başarıyla tedavi edilişi hakkında akıcı bir hikaye.

Bir zamanlar ağır bir trafik kazası sonunda başında sarsıntı ve darbe yaşadıktan sonra, Rukiye Ağaçayak’ın hayatı beklenmedik bir şekilde değişti. Hastanede geçirdiği tedavinin ardından eve dönmeyi başaran Ağaçayak, kazadan sonra burnundan gelen sıvının aralıklarla geldiğini düşünerek bu durumu önemsemedi. Ancak son üç ayda akıntı belirginleşince, gösterdiği belirtilerle dikkat çekti ve yeniden hastaneye başvurdu. Yapılan tetkiklerde, söz konusu sıvının beyin omurilik sıvısı olduğu ve beynin tabanında bir açıklığın bulunduğu tespit edildi. Bu açıklığın, dört yıl önceki travmaya bağlı olarak geliştiği anlaşıldı.
16 Eylül’de endoskopik şekilde burun içinden yapılan operasyonla bu sorun giderildi ve yaklaşık üç saat süren müdahale sonrası hastanın durumu iyiye gitti. Taburcu olurken kendisini çok daha dinç hissettiğini ifade eden Ağaçayak, artık şikayetlerinin önemli ölçüde azaldığını belirtti. “Aynı anda avuç avuç akan sıvı durdu ve şu an kendimi çok daha sağlıklıyım,” diye ekledi.
Ankara Bilkent Şehir Hastanesi KBB Kliniği’nden Uzman Dr. Muhittin Alkan, gelişmiş endoskopik teknikler ve navigasyonla gerçekleştirilen bu operasyonun başarısından söz etti. Doktor, travma sonrası sıvı akıntısının bazen alerji veya grip zannında kalabildiğini, fakat tek taraflı ve travma öyküsü varsa bunun mutlaka incelenmesi gerektiğini vurguladı. Özellikle beynin korunması gereken kritik zarlarının delikleri, endoskopik yöntemlerle hızlı ve güvenli bir şekilde kapanabildiğinde hastalar hızlı şekilde taburculuk edebiliyor. Literatürde bu tür cerrahi yöntemlerin başarı oranının yüzde 90 civarında olduğuna işaret eden doktor, hastaların çoğunun bu durumu bilmediğini ve bunun için yanlış bir noktaya çekilebildiğini belirtti. Bu nedenle travma sonrası şeffaf akıntı yaşayanların, dikkatli bir şekilde değerlendirilmesi büyük önem taşıyor. (DHA)