DOLAR
48,8375
EURO
55,6805
ALTIN
6.737,13
BIST
13.272,26
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Yağmurlu
18°C
İstanbul
18°C
Yağmurlu
Perşembe Parçalı Bulutlu
20°C
Cuma Az Bulutlu
22°C
Cumartesi Çok Bulutlu
24°C
Pazar Hafif Yağmurlu
21°C

Bel Ağrısı: Ekonomik Yük ve Kamu Sağlığı İçin Öncelik Gerektiren Bir Sorun

Bel ağrısı: Ekonomik yük ve kamu sağlığı için öncelikli, etkili çözümlerle yaşam kalitesini artıran kapsamlı bir rehber.

Bel Ağrısı: Ekonomik Yük ve Kamu Sağlığı İçin Öncelik Gerektiren Bir Sorun
03.04.2026 00:30
A+
A-

Türkiye Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Derneği (TFTR) adına Uzm. Dr. Işık Akgöl, bel ağrısının dünya genelinde engelliliğin başlıca sebeplerinden biri olduğuna dikkat çekti. 2021 Global Burden of Disease verilerini paylaştı ve Türkiye’de her üç kişiden birinin bel ağrısı yaşadığına vurgu yaptı.

2020 verilerine göre dünya genelinde yaklaşık 619 milyon kişi bel ağrısı çekmekte; bu rakam, dünya nüfusunun yaklaşık %10’una denk geliyor. Akgöl, bel ağrısının yalnızca bireysel yaşam kalitesini düşürmekle kalmayıp sağlık harcamaları ve iş gücü kayıpları açısından da ciddi bir ekonomik yük oluşturduğunu belirtti. 2021 yılında 15-64 yaş grubundaki çalışma çağındaki bel ağrısı vakalarının 452,8 milyona ulaştığını, yaşlanma ve hareketsiz yaşamın yaygınlaşmasıyla 2050’de 581,3 milyonla yükselebileceğini aktardı. Türkiye’de ise bel ağrısı yaygınlığının yaklaşık %31,9 düzeyinde olduğunu ifade etti.

EKONOMİK VERİMLİLİK YÜZDE 50 AZALIYOR Uzm. Dr. Akgöl, bel ağrısının bir sağlık sorunundan öte, önemli bir ekonomik yük olduğuna dikkat çekti. Çok merkezli çalışmaların sonuçlarını paylaştı: Kronik bel ağrısı olan çalışanların %9,1’i ağrı nedeniyle işine devam edememekte; çalışanlarda ise verimlilik kaybı %50’ye kadar çıkabilmekte. Ev hanımlarının ise bel ağrısı nedeniyle ev içi işlerini yapamadıkları dönemler yaşadığı görüldü; bu tablo, vakaların yaklaşık %15’inin kronikleşmesi ve toplam tedavi maliyetlerinin büyük bir kısmının bu gruba yönelmesiyle ilişkili.

Uzm. Dr. Akgöl, tedavi sürecinde doğru branşa yönlendirme ve bütüncül yaklaşımın kritik olduğuna vurgu yaptı. FTR hekimlerinin kas-iskelet sistemi, duruş bozuklukları ve fonksiyonel nedenleri bir arada değerlendirerek istirahat, egzersiz ve ilaç tedavilerinin yanı sıra fizik tedavi ve girişimsel enjeksiyonlar gibi geniş bir tedavi yelpazesini kullanabildiğini belirtti. Bu kapsamlı yaklaşım, hastaların gereksiz ileri tetkiklerden ve maliyetli cerrahi işlemlerden korunmasına katkı sağlar.

Dr. Akgöl, bel ağrısının gelecek yıllarda da en önemli kamu sağlığı sorunlarından biri olmaya devam edeceğini vurguladı ve sağlık politikalarının bu konuya öncelik vermesi gerektiğini sözlerine ekledi.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.