BAFTA Gecesi: Sürprizler, Zaferler ve Yeni Yıldızlar – En kritik anlar, ödüller ve kırmızı halı analizleriyle dolu özel özet.

Bu yılki BAFTA Ödülleri, geceye damga vurdu ve pek çok sürprizle dolu anlar yaşandı. Savaş Üstüne Savaş adlı yapım, En İyi Film başta olmak üzere toplam altı ödüle ulaştı. Ödül töreninin en çok konuşulan anlarından biri ise En İyi Yönetmen Ödülü’nü alan Paul Thomas Anderson’ın, sinemanın cesur ve özgür ruhunu savunan sözleri oldu: “Korkusuzca film yapmaya devam edelim.”
Jessie Buckley, Hamnet performansıyla En İyi Kadın Oyuncu ödülünü kazanarak ilk BAFTA’sını elde etti. Aynı film, En İyi İngiliz Filmi kategorisinde de ödüle layık görüldü ve gecenin önemli anlarından biri olarak kayda geçti.
Gecenin sürprizlerinden biri, Erkek Oyuncu kategorisinde çıktı. I Swear adlı yapımda Tourette sendromlu aktivist John Davidson’ı canlandıran Robert Aramayo, Timothée Chalamet ve Leonardo DiCaprio gibi güçlü adayları geride bırakarak En İyi Erkek Oyuncu Ödülü’nü kazandı. Üstelik aynı yıl içinde Yükselen Yıldız Ödülü’nü de hanesine yazdırarak iki kategoride birden ödül kazanan ilk isim oldu.
“Manevi Değer” ise Yabancı Dilde En İyi Film ödülünü kazanarak bu kategoride BAFTA ödülü alan ilk Norveç filminin başarısını simgeledi. Aynı dalda En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu için favori gösterilen Stellan Skarsgård, bu ödülü Savaş Üstüne Savaş’taki performansıyla Sean Penn’e kaptırmasıyla gecenin bir başka konuşulan noktası oldu.