DOLAR
50,1498
EURO
55,9219
ALTIN
6.556,39
BIST
11.482,60
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Parçalı Bulutlu
12°C
İstanbul
12°C
Parçalı Bulutlu
Pazar Çok Bulutlu
11°C
Pazartesi Çok Bulutlu
13°C
Salı Az Bulutlu
13°C
Çarşamba Çok Bulutlu
16°C

3. Yılında Anılarla Gelen Yardımlaşma: Kahramanmaraş Depreminin Yürek Burkan Yüzü

3. yılında depremzedelere destek: Kahramanmaraş’ın acı yüzünün ve dayanışmanın umut dolu hikâyeleri

3. Yılında Anılarla Gelen Yardımlaşma: Kahramanmaraş Depreminin Yürek Burkan Yüzü
06.02.2026 20:36
A+
A-

Depremin üzerinden üç yıl geçmiş olsa da acı, Kahramanmaraş merkezli afette hayatta kalanlar için tazeliğini koruyor. Kapıçam Şehir Mezarlığı’nda bir araya gelen vatandaşlar, kaybettikleri yakınlarının mezarlarını ziyaret ederek anılarını yaşattı. En çok dikkat çeken anlardan biri, enkaz altında kaldığı sanılan kızına olan bağlılığını sürdürmek için geceyle gündüzün sınırında duran baba Mesut Hançer’in, kızının kabri başında bulunduğu anlar oldu.

16 yaşındaki Irmak Leyla Hançer’in fotoğrafına dokunan baba, kendi duygularını şu sözlerle dile getirdi: Onlar öldü, kurtuldular ama biz burada yaşayan bir ölü olduk. Zeytin dallı bir barış havasında değil, derin bir hüzünle dolduran bu anlar, ailenin yaşadıkları felaketi hâlâ içlerinde taşıdığını gösteriyor.

Hançer, duygularını şu kelimelerle pekiştirdi: “Acılar hiç geçmiyor; dün gibi zihnimde. Enkazın başında beklediğimiz umutlar, sonuçta hiç gerçekleşmedi. O gece fırında çalışıyordum; ulaşamayınca oraya yöneldim ve gördüklerimiz felaketin en sert yüzüydü. Dört çocuğumuzdan en küçüğü annesindeydi; o gün Cuma’da gezmeye gitmişti ama pazartesi gelip bizimle buluşacaklardı. Hepsi bu yüzden birerer kayıp oldu. Ailemin tüm fertleri, ablalarım, yeğenlerim, yengem ve küçük kızım da aramızdan ayrıldı. Felaketten sonra hayatımız tamamen değişti. Yıkıntılar arasındaki bu görüntü, bizi topluca etkileyen bir kırık gibi hâlâ gözlerimizin önünde.”

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.