15 Temmuz’un 10. yılında milli direnişin hafızası için stratejiler ve anma faaliyetleri: birlik, dayanışma ve toplumsal bilinci güçlendiren etkinlikler.

İşte 15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü’nün 10. yıl dönümüne ilişkin yürütülen anma çalışmaları ve yol haritasını medya temsilcileriyle paylaşan yetkililerden öne çıkan notlar. Toplantıda, anma temasını belirleyen slogan olan «İrade Bizim, Zafer Bizim» üzerinde duruldu ve milletin ortak iradesinin, kahramanlığın ve fedakârlığın bir arada sahnelenmesi hedeflendi. İrade Bizim ifadesinin toplumsal bilincin, bağımsızlık tutkusunun ve gelecek vizyonunun altını çizdiği, zaferin ise birlik ve dayanışmanın sonucunu temsil ettiği vurgulandı. Ayrıca ülkenin siyasi ve toplumsal hafızasında 15 Temmuz’un bir dönüm noktası olarak nasıl konumlandığına dair görüşler paylaşıldı. Onuncu yıl kritik bir eşik olarak nitelendirildi ve bu dönemin millî hafızayı tazeleme, toplumsal dayanıklılığı güçlendirme ve demokratik dayanıklılığı ulusal ve uluslararası kamuoyuna aktarma amacıyla önemli bir vesile olduğu belirtildi. 81 il ve yurtdışından merkezi noktalar üzerinden yürütülecek etkinliklerle binlerce farklı program hayata geçirilecek. Bu çerçevede şehir meydanlarında, millet bahçelerinde ve yoğun yaya alanlarında kurulan anma çadırları, ziyaretçilerin duygularını ve düşüncelerini paylaşabilecekleri çok yönlü bir hafıza alanı olarak tasarlandı. Çocuklar ve gençler için interaktif katılım olanaklarıyla anı defterlerine yazılan ifadeler ön planda olacak ve bu süreç, geniş bir yelpazede konserlerden tiyatro gösterilerine, spor organizasyonlarından ağaç dikimine kadar çeşitlenecek. Ankara ve İstanbul’daki ana odaklar ise Başkent Millet Bahçesi’nde kalabalık bir anma programı ve Gazi Meclis’te dijital sergi ile mapping gösterisini içeriyor. İstanbul’da ise Ayasofya’da hafızaların bir araya geldiği hatim törenleri ve deniz korteji gibi etkinlikler öne çıkıyor. 3D mapping ve drone gösterileri eşliğinde simgesel mekanlarda ışık oyunlarıyla görsel bir şölen sunulacak ve Üsküdar’daki “Sessiz Tanıklık” enstalasyonu hafızalarda sade ama etkili bir alan yaratacak. Ayrıca 253 şehidin hatırasını simgeleyen bayrak temalı bir alan da kurulacak. Millî Hafıza Projesi, 15 Temmuz’un ruhunu gelecek kuşaklara taşıma hedefiyle öne çıkan bir başka başlık olarak öne çıkıyor; kamu ve özel sektörün katkılarıyla zenginleşen bu proje, özgün fikir ve eserlerle toplumsal hafızayı güçlendirmeyi amaçlıyor. Projeye bugüne kadar çok sayıda başvuru yapıldı ve incelemeler neticesinde birkaç yüz proje değerlendirme sürecine alındı. Gençlerin bu mücadelede aktif rol alması için 18-35 yaş aralığında yoğun başvuru dikkat çekiyor.
Uluslararası boyutta da 15 Temmuz’un gerçekliğini anlatan paneller ve medya gezileri planlanıyor. Ankara Üniversitesi ile iş birliği içinde ilerleyen çalışmalar, “Türkiye’de Darbeler ve Demokrasi” başlıklı bir panelle akademik çalışmaların da konuyu ele almasını sağlayacak. Berlin, Brüksel, Saraybosna ve diğer büyük şehirlerde gerçekleştirilecek panel ve basın turu, uluslararası kamuoyunun dikkatini Türkiye’nin demokratik dayanıklılığına çekecek. Medya ve içerik alanında zengin bir yayın külliyatı hazırlanıyor. TRT’nin dizi ve belgesellerinin yanı sıra çok sayıda ulusal ve uluslararası yapım, izleyiciyle buluşacak. Bu içerikler, darbe girişiminin perde arkası ve toplumsal kazanımlar üzerine odaklanacak. Ayrıca iki yeni kitap ve 258 başvuru içeren Millî Hafıza Projesi, 26 Haziran 2026 itibarıyla proje takibinde önemli bir rol oynayacak. Hafıza ve direniş temaları etrafında şekillenen çalışmalar, 15 Temmuz’un ruhunu canlı tutmayı amaçlıyor. Hafıza temalı rozetler, hatıra paraları ve özel pullar da hatıra objeleri olarak tasarlanıyor; bunlar halkla buluşacak ve anma ruhunu gelecek nesillere taşıyacaklar.