Vesayete karşı milleti güçlendiren iradenin yükselişi; panelden demokrasinin şafağına cesur bir yolculuk.

Pek çok kez tecrübe edilen darbe ve vesayet süreçlerinin üzerinden gelen ulusal hafıza, bugün demokrasi ve özgürlükler uğruna verilen mücadelenin önemini bir kez daha hatırlatıyor. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Duran, İstanbul Bölge Müdürlüğü’nde gerçekleştirilen panel açılışında bu yılın dönüm noktalarını vurguladı; 17 Eylül’ün, Türkiye’nin karanlık ve utançla anılan sayfalarından birine işaret ettiğini ifade etti. Merhum Başbakan Adnan Menderes’in anısına değinerek, 16 Eylül’ün de Zorlu ve Polatkan’ın idam edilişinin 65. yıl dönümü olduğunu hatırlattı. Duran, demokrasi mücadelesinin kahramanlarını minnetle andı ve bugüne ulaşmayı sağlayan tektonik sıkleti, vesayete karşı gösterilen kararlı duruş olarak gördü.
Yargılamaların yapıldığı dönemlerde Yassıada’nın uzun süreli bir “yaslı ada” olarak anıldığına dikkat çeken Duran, buranın demokrasi ve özgürlükler adasına dönüşmesiyle anılacak bir mekana dönüştüğünü belirtti. Bu dönüştürme sürecinde müzeler, anıtlar ve sosyal alanlarla kentin belleğinin canlı tutulduğunu aktararak, geçmişte yaşanan acıların bir daha tekrarlanmaması için atılan adımlara vurgu yaptı.
15 Temmuz’da milletin dijital ve fiziki saflarda sergilediği kararlılık, darbe çabalarını boşa çıkardı; sokaklar, meydanlar ve havalimanları üzerinden yürütülen vesayet mücadelesi, artık geri getirilmesi mümkün olmayan bir dönemeç olarak kayda geçti. Duran, 60 yıl boyunca süren müdahalelerin milli iradenin yeşermesiyle karşılık bulduğunu ve seçilmiş iktidarlara yönelik gayrimeşru girişimlerin asla bir iktidar mücadelesi olarak görülmemesi gerektiğini vurguladı.
Vesayet girişimlerinin uluslararası bağlamını da değerlendirirken, darbelerin çoğu zaman bazı ülkelerin medya eliyle meşrulaştırıldığını işaret eden Duran, bu bağlamda stratejik bir hesap söz konusu olduğuna dikkat çekti. İçerdeki siyasi güç odaklarının, Türkiye’yi köklerinden koparmaya dönük çabalarının anlaşılabilir olduğu ancak buna karşı yerli ve milli iradenin her zaman üstün geldiğini söyledi.
Küresel arenada Türkiye’nin bağımsız hareket etme kapasitesinde belirginleşen güç, bölgesel krize karşı diplomasinin ve insani değerlerin savunulmasında kendini gösterdi. Gazze’deki trajedilerin uluslararası kurumların sessizliğine rağmen, dünya kamuoyunun dikkatini çektiğini söyleyen Duran, Cumhurbaşkanı Erdoğan liderliğindeki yaklaşımın bu süreçte en önemli savunulardan biri olduğunu belirtti.
Etkinlik kapsamında düzenlenen fotoğraf sergisi ve panelin, demokrasiye vurulan darbelerin arşivlerden gün yüzüne çıkarılan belgelerle desteklenen bir anlatımla aktarılması hedeflendi. Moderatör Hüseyin Arslan’ın yönetiminde gerçekleştirilen panelde Emine Gürsoy Naskali, Tevfik Erdem, Ülkü Nur Zengin ve Ekrem Kızıltaş gibi isimler konuştu. Yassıada’daki yargılamaların ve vesayet baskısının akademik bir bakışla tartışıldığı oturumlar, millî irade bilincinin pekiştirilmesi ve toplumsal hafızanın canlı tutulması amacı taşıdı.
Ayrıca, Cumhurbaşkanlığı Arşivinden Fotoğraflarla Demokrasiye Vurulan Darbe: 27 Mayıs adlı kitap tanıtımı da program kapsamında gerçekleştirildi; arşivden gün yüzüne çıkarılan vesika ve fotoğraflar, dönemin kurumsal hafızasını güçlendirmek amacıyla okuyucuyla buluşturuldu.