Hitit’ten Antik Yunan’a arkeomüzikolojiyle zamanın sesini keşfedin; tarihi ritimler, kültürel köprüler ve müzik mirasının derinleşen yolculuğu.

Köklerimizdeki müzik, insan yaşamının ayrılmaz bir parçası olarak varlığını sürdürür. Ninnilerden cenaze törenlerine uzanan bir serüvende tarih, daha çok buluntular üzerinden konuşur. Arkeoloji, toprak altından çıkan izlerle geçmiş toplumların günlük yaşantısını aydınlatırken, bugün bilim insanları 10 bin yıl öncesine kadar uzanan kaplar ve kalıntılar arasındaki ses izlerini de çözümlemeye çalışıyor.
Geçmişte müzik, yalnızca eğlence için değil; ritüeller, savaşlar ve cenaze törenleri gibi olayların da bir parçasıydı. Ancak bu dönemin müzikal ifadesinin tamamını duymak mümkün değil; geriye kalanlar ise metinler, heykeller, çizimler ve enstrüman kalıntılarıyla sınırlı. Bu yüzden bilim insanları, geçmişin melodilerini ararken arkeolojik buluntuların yanı sıra müzikoloji, tarih, antropoloji, filoloji ve akustik alanlarının da desteğine başvuruyorlar. Milliyet Arkeoloji’nin 65. sayısı, bu arayışı arka arkaya sayfalarına taşıyor.
Hititlerden Antik Yunan’a başlığı altında arkeomüzikoloji, sadece hangi enstrümanların kullanıldığını değil, müziğin nerede, kim tarafından ve hangi amaçla üretildiğini anlamaya odaklanıyor. Dergideki yazılar, farklı kültürlerin müzik mirasını inceleyerek sesin nasıl dönüştüğünü gösteriyor. Doç. Dr. Gülgüney Masalcı Şahin, Hitit metinleri ve görsel kaynaklar üzerinden ritüel ve saray yaşamındaki müziğin yerini ele alıyor. Prof. Dr. Cenk Güray ve Araş. Gör. Tunahan Alan, eski Mezopotamya metinlerinde saklı ses dünyasını gün yüzüne çıkarıyor; çivi yazısıyla kaydedilmiş “müzik teorisi” metinlerini aktarıyorlar. Urartuların müzik kültürünü Dağlık Doğu Anadolu’nun zorlu coğrafyasında inceleyen Prof. Dr. Mehmet Işıklı ve Antik Yunan’da müzik ile çalgıların toplumsal bağlamını irdeleyen Doç. Dr. Mesut Kınacı da farklı açılardan yol gösteriyorlar.
Antik lir sanatçısı Rosa Fragorapti ile yapılmış özel bir söyleşi de dergide yer alıyor. Fragorapti, geçmişin ses dünyasının yeniden üretim ve icra yoluyla nasıl deneyimlenebileceğini anlatıyor. Bu sayıda, The Odyssey gibi klasik eserlere müziğin nasıl zenginlik kattığına dair görüşler de paylaşılıyor.
Milliyet Arkeoloji’nin 65. sayısı, 20 Eylül Pazar günü Milliyet gazetesiyle birlikte İstanbul, Ankara, İzmir ve Trabzon’daki bayilerde yayımlanıyor. Ayrıca Shopier ve Dergi Kapında gibi platformlar üzerinden de erişilebilir durumda.