2053’e doğru yol haritanız; ulaşımda stratejik hedefler ve finansal kaynakların uyumlu yönetimiyle güvenli, verimli ve sürdürülebilir bir gelecek için rehber.

Ulaştırma ve altyapı alanında yapılan yatırımlar Türkiye’nin uzun vadeli gelişimini yönlendirdi. Önceki dönemde hayata geçirilen projelerin büyüklüğü, ülkenin küresel ölçekli rekabet gücünü güçlendirdi. 355 milyar dolarlık bir yatırım bedelinin altını çizen konuşmacı, bugün bu yatırımın hangi değere ulaştığını değerlendirerek, Türkiye’nin hızla büyüyen altyapı portföyüne vurgu yaptı. KOİ projelerinin yaklaşık 52 milyar dolarlık başlangıç tutarıyla, bugün itibarıyla 92 milyar dolarlık potansiyele erişebileceğini belirtti ve havalimanı ile otoyol projelerinin bu alandaki ilerlemeyi simgelediğini ifade etti.
DEMİR YOLU AĞINDA 2053 HEDEFİ 28 BİN 500 KİLOMETREYE ULAŞACAK Sözcü, demir yolunda mevcut ağın sinyalli ve elektrikli kısmının toplamında önemli bir ilerleme kaydettiklerini, yaklaşık 3 bin kilometrelik ek hedefle 14 bin kilometrenin yakalanacağını aktardı. 2053 vizyonunun ana hatlarından biri olarak 28 bin 500 kilometrelik demir yolu hedefinin altını çizdi. Demir yolu araçları için milli elektrikli hızlı tren testlerinin başlatılmasıyla ilgili gelişmelere de değindi.
Havacılık sektöründe ise havalimanı sayısının 58’e yükseldiğini, 16 yeni havalimanı inşa edildiğini ve bu havalimanlarının bir kısmının ticari uçuşlara açıldığını belirtti. Yeni havalimanı yatırımlarının ihtiyaçlar doğrultusunda sürdürülmesini, hatta Bayburt, Gümüşhane ve Yozgat gibi kentlerde bu yıl açılış hedeflerini hatırlattı; Trabzon ve Aydın’daki projelerin de ticari uçuş kapasitesi için yeniden gündeme alındığını söyledi.
Denizcilik alanında liman sayısının 150’den 217’ye yükseldiğini ifade eden konuşmacı, Türkiye’nin dünya denizcilik sahnesinde önemli bir konuma geldiğini vurguladı. “İNŞALLAH 5G’Yİ 81 İLİMİZDE AKTİF HALE GETİRECEĞİZ” şeklindeki ifadesiyle iletişim alanında geniş bant ve mobil kapsama konularında kaydedilen ilerlemeler öne çıktı. 5G’nin 1 Nisan’a kadar tüm illerde aktif hale getirilmesi ve iki yıl içinde ülkenin tamamının bu kapsama alanına alınması hedefleniyor.
Türk müteahhitlik sektörünün dünya markası hâline gelmesiyle ilgili olarak, küresel arenada yaklaşık 250 firma arasına girildiği ve iş makineleri üretiminde Türkiye’nin güçlü konumunu sürdürdüğü belirtildi. Eximbank kredileriyle desteğin artırılması gerektiği vurgulanarak ihracat ve yurtdışı faaliyetlerde daha büyük başarı için gereken adımlar özetlendi.
MAZLUM COĞRAFYALARDA KAN BAĞIŞI GİBİ DESTEK VERECEĞİZ Türkiye’nin kuzeyindeki ve Ortadoğu’daki çatışmalara dikkat çekildi. Cumhurbaşkanı’nın diplomasiyle bu gerilimleri azaltma yönündeki çabaları hatırlatılarak, dini, dili ve ırkı ne olursa olsun mazlum coğrafyaların korunmasına yönelik kararlılık ifade edildi. Bu süreçte iş insanlarının risklere karşı dikkatli olması gerektiğine dair uyarılar da yapıldı. Savaşların yaklaşan döneminde bile ülke olarak yatırımların ve iş imkanlarının sürmesi için gayret gösterileceği belirtildi.
İNTES Başkanı Celal Koloğlu ise Türkiye’nin ulaştırmada stratejik bir aşamaya ulaştığını ve elde edilen başarıların uluslararası alanda da farkını ortaya koyduğunu belirtti.