Uyku apnesi için umut vadeden ilaç tedavisi araştırmaları ve GLP-1 analoglarının rolü hakkında kısa, bilgilendirici bir özet.

Uyku apnesi, dünya genelinde milyonlarca kişinin yaşam kalitesini düşüren ve zorlayıcı bir sağlık sorunudur. Hastalığın kendisi, akciğerlere giden hava yolunun durante uyku sırasında kısmen veya tamamen kapanmasıyla ortaya çıkar; bu da gece boyunca nefesin kesilmesine ve güçlü horlama belirtilerine yol açar. Şiddetli vakalarda bu olaylar saatte onlarca kez tekrar edebilir ve tedavi edilmeyen durumlarda uzun vadede kalp-damar sağlığı üzerinde olumsuz etkiler yaratabilir.
Günümüzde en yaygın kullanılan yöntem, PAP cihazlarıdır. Bu cihazlar, uyku sırasında hava yolunu açık tutarak solunumun sürmesini sağlar. Ancak birçok hasta bu cihazları uzun süreli kullanmada güçlük yaşar ya da bazı sağlık nedenleriyle kullanamayabilir.
YENİ BİR UMUT: UYKU APNESİ İLAÇLA TEDAVİ EDİLEBİLİR Mİ? Küresel bilim insanları, daha önce epilepsi tedavisinde kullanılan bir ilacın uyku apnesi semptomlarını önemli ölçüde azaltabileceğini gösteren bulgular elde ettiler. Faz II klinik çalışmalarının sonuçları, bu ilacın apne ataklarını azalttığını ve uyku kalitesini iyileştirdiğini gösterdi; sonuçlar saygın bir dergide yayımlandı. Çalışmanın öncülerinden Prof. Dr. Gülçin Benbir Şenel, obezite tedavisinde kullanılan GLP-1 analoglarının bu hastalık üzerinde etkileri olabileceğini belirtiyor ve bu ilaçların kiloyu düşürüp üst solunum yolundaki yağ birikimini azaltabileceğini ifade ediyor.
GLP-1 analogları, tip 2 diyabet ve obezite tedavilerinde kullanılan ve ağız yolu yerine enjeksiyonla uygulanan ilaçlardır. Semaglutide ve tirzepatide gibi maddeler, kilo kaybı ve inflamasyonu azaltarak üst solunum yolunda yağ birikimini düşürdüğü için apne-hipopne indeksi (AHI) olarak bilinen göstergede kayda değer azalma sağlayabilir. Ancak yan etkiler de unutulmamalıdır; gastrointestinal sorunlar ve enjeksiyon bölgesi reaksiyonları potansiyel riskler arasında yer alır. Ayrıca tiroid kanseri öyküsü olan kişilerde dikkatli olunması gerektiği belirtilir.
YENİ ARAŞTIRMAYA 298 HASTA KATILDI Mevcut faz II çalışmada orta ve ağır uyku apnesi bulunan 298 katılımcı yer aldı ve 15 hafta süren bir deney yürütüldü. Katılımcıların yarısına plasebo verilirken diğer yarısına ise Sultiame adlı ilaç farklı dozlarda uygulandı. Sonuçlar dikkat çekici: ilacı alanlarda apne ataklarının sayısında önemli bir azalma görüldü ve genel uyku kalitesi ile gündüz uyku hali belirgin ölçüde iyileşti. En yüksek dozda apne ataklarının yaklaşık %47 azaldığı raporlandı. Liderliğini Jan Hedner’in üstlendiği bu çalışma, daha geniş ve uzun vadeli çalışmalarla güvenliğin ve etkinliğin doğrulanması gerektiğini vurguluyor.
Şu anda bu alanda tek aday olarak Sultiame öne çıksa da 2024 itibarıyla GLP-1 analoglarının da bu hastalıkta potansiyel tedavi seçenekleri arasında yer aldığı düşünülüyor. Tirzepatide ve semaglutide gibi ilaçların obeziteyle ilişkili uyku apnesi belirtilerini azaltabildiği, kilo kaybı ve tansiyon düşüşüne yol açabildiği belirtiliyor. ABD’de onay süreçleri ve Avrupa’da geleneksel tedavilerle birlikte veya PAP’a uyum sağlayamayan hastalarda tek başına kullanılabileceği yönünde görüşler bulunuyor. Bu gelişmelerin, tip 2 diyabeti olmayan obez yetişkinlerde orta-ağır obstrüktif uyku apnesi için umut vadettiği ifade ediliyor.
BİRKAÇ YIL İÇİNDE TÜRKİYE’DE DE MÜMKÜN OLABİLİR ABD’li ve Japon firmalarının birlikteliğinde yürütülen çalışmalar, Sultiame ile uyku apnesi tedavisinin adaptasyonunu ve onay süreçlerini hızlandırma yönünde umut veriyor. Şu an için Türkiye’de bu tedavinin uygulanabilirliğine ilişkin net bir durum bulunmuyor; ancak uzmanlar yakın gelecek için olumlu bir gelişme öngörüyor. Prof. Dr. Gülçin Benbir Şenel, önümüzdeki birkaç yıl içinde Türkiye’de de ilaçla tedavinin mümkün olabileceğini belirtiyor.
Kaynaklar: Gizmodo, The Lancet