Ustanın Elleri: Neşet Günal Atölyesinden Yolu Geçenler sergisi güncel bir inceleme; sanatın izlerini ve üretim sürecini sürükleyici bir dille keşfediyor.

Sanat tarihiyle yüz yüze gelmenin yolu, usta bir ressamın atölyesinden doğan mirası takip etmekten geçer. Cumhuriyet dönemi Türk resminde hoca-öğrenci bağları sadece teknik aktarımı değil, ortak bir görsel dil ve kültürel belleğin aktarımını da içerir. Bu bağlamda öne çıkan isimlerden biri olan Neşet Günal, 1964–1983 yılları arasında akademide kurduğu atölyede pek çok genç yeteneği yönlendirdi ve onların bugün Türk resminin önde gelen figürleri arasına girmesini sağladı. Şimdi, onun mirasını selamlayan bir sergide bu kuşaklar aynı çatı altında buluşuyorlar.
Yarım asra ayna tutan bir sergi, Pera Palace’taki sergi mekânında açılıyor. Ziyaretçiler, atölye kökenli sanatçıların ortak bir düşünce ve üretim disiplininin izlerini taşıyan eserlerini bir arada görüyorlar. Demsa Koleksiyonu’ndan Erkan Doğanay’ın küratörlüğünde düzenlenen bu sergi, bir hocanın öğrencileri üzerindeki etkisini sadece geçmişe dair bir kayıt olarak sunmuyor; Türkiye’de figüratif resmin son kırk–elli yılını kapsayan geniş bir anlatıyı da gözler önüne seriyor.
Günal’ın yanı sıra Ahmet Umur Deniz, Asım İşler, Artin Demirci, Aydın Ayan ve daha birçok ismin eserleri, aynı atölyede başlayan yaratım sürecinin farklı yanlarını bir araya getiriyor. Serginin mekânı olarak Galata Sergi Salonu seçildi ve eserler 31 Temmuz’a kadar ziyaretçilere açık olacak.
Toplumsal gerçekliğin bir izdüşümü – Erkan Doğanay, günümüz dijital dünyanın hızla tüketildiği bir dönemde güncellenen figüratif damarımızın önemini şöyle özetliyor: “Bu resimler yalnızca insanı betimlemiyor; kırılganlığı, direnci, sessizliği ve hafızayı hatırlatıyor. Bu sergide karşılaşılanlar, sanat tarihiyle sınırlı kalmayıp Türkiye’nin toplumsal hafızasına açılan geniş bir insan manzarasını oluşturuyor.”