Uluslararası İslamofobiyle Mücadele Günü: Sessiz kalma, kararlı duruşla adalet ve dayanışmayı güçlendirin.

Göktaş, NSosyal hesabından yaptığı paylaşımda, Uluslararası İslamofobiyle Mücadele Günü vesilesiyle İslamofobinin sadece bir önyargı olmadığını, aynı zamanda açık bir ayrımcılık ve nefret suçu olarak öne çıktığını vurguladı. Dünyanın farklı bölgelerinde Müslümanlar, inançları ve kimlikleri nedeniyle sistematik olarak dışlanmakta, nefret söylemleriyle karşı karşıya kalmakta ve temel haklardan yoksun bırakılmaktadır.
Yaşanan krizlere dair görülen çifte standartlar, bu nefret akımını uluslararası düzeyde kökleştiren bir etken olarak dikkat çekiyor. Bu yaklaşım, düşünceleri normalleştirmeye çalışan unsurların varlığını ortaya koyuyor ve adil bir dünya adına dayanışma çağrısını güçlendiriyor.
Göktaş, yalnızca Müslümanların değil, insan haklarına, adalete ve birlikte yaşam kültürüne inanan herkesin bu konudaki ortak sorumluluğunu hatırlatarak, İslamofobiye karşı kararlı duruşun önemini vurguluyor: İslamofobiyle mücadele, evrensel değerler için hepimizin görevidir. Bu Gökyüzü Günü’nün, küresel farkındalığın artmasına vesile olmasını umut ediyor ve daha adil bir dünyanın inşasına yönelik çabaların devamını diliyor.