Uluslararası İslamofobiyle Mücadele Günü: Sesler ve Çağrılar ile kapsayıcı gelecek için dayanışmayı güçlendirin.

15 Mart Uluslararası İslamofobiyle Mücadele Günü vesilesiyle sanal platformlarda paylaşılan açıklamada, bu özel günün dördüncü yılında İslam karşıtlığı ve nefret söyleminin küresel tehlikesi bir kez daha vurgulandı. Müslümanları hedef alan dilin yalnız onların değil, tüm insanlığın ortak değerlerini zedelediğine dikkat çekildi. Güncel gelişmeler arasında Gazze’deki son durumlar ve komşu ülke İran’a yönelik saldırılar, bölgede gerilimi artıran unsurlar olarak öne çıktı. İslam toplumlarına dönük baskı ve ayrımcılıkların boyutları bu bağlamda somut biçimde ortaya konuldu.
ULUSLARARASI TOPLUMUN SUSKUNLUĞU KAYGİ VERİCİ başlığı altında ise Mescid-i Aksa’nın kapılarına kilit vurulması, milyonlarca Müslümanın ibadet özgürlüğünü tehdit eden bir olay olarak ifade edildi. Mescid-i Aksa, savaş koşullarında bile ibadete kapatılmaması gereken kadim bir ibadet mekânı olup, bu hakikat kimsenin görmezden gelemeyeceği bir gerçektir. Siyonist rejimin baskı ve zülmünün Müslümanların ibadet etme hakkını elinden alamayacağını vurgulandı. Uluslararası toplum ve küresel sistemin karşı karşıya kaldığı bu açık adaletsizlik karşısında mevcut suskunluğun da kaygı verici olduğuna değinildi. 15 Mart Uluslararası İslamofobiyle Mücadele Günü hatırlatmasıyla, Müslümanları hedef alan önyargıların, ayrımcılığın ve düşmanlığın son bulması gerektiği; farklılıkların zenginlik olarak görüldüğü daha adil ve barışçıl bir dünyanın özlemi bir kez daha paylaşılmıştır.