Türkiye’nin istikrarlı büyümesi ve savunma ihracatında yeni dönem: güvenilir iş ortağı, teknolojik ilerleme ve küresel rekabet avantajı.

Türkiye’nin ekonomik görünümü, son dönemde sürdürülebilir büyüme trendiyle dikkat çekiyor. Millî elektrikli araç TOGG’un yalnızca ülke içinde değil, Avrupa yollarında da giderek daha görünür olmasıyla üretim ve sipariş akışı hız kazanıyor. Uçak, helikopter, İHA ve SİHA gibi savunma sanayisi ürünlerinde de ileriye dönük üretim kapasitesi artıyor ve dış talep karşısında da güçlü bir konum sergileniyor. Her alanda kaydedilen atılımlar, ekonomideki canlılığı destekliyor ve yatırım ortamını güçlendiriyor.
Geniş kapsamlı bir büyümeyle, kamu ve özel sektör iş birliği sayesinde 21 çeyrektir kesintisiz büyüme elde edildi. OECD içinde en hızlı büyüyen ülkeler arasında yer almakla kalmayıp, 2025 üçüncü çeyreğinde ekonomimizi rekor bir seviyeye taşıyarak yaklaşık 1,54 trilyon dolar hedefine ulaştık. Geçen yıl kaydedilen 273,4 milyar dolarlık ihracat ise Cumhuriyet tarihinin rekorunu pekiştirdi.
Savunma ve havacılık ihracatındaki devrim ile sektörde kaydedilen dönüşüm, 2002’de 248 milyon dolar olan savunma ihracatını 2025’te 10 milyar 554 milyon dolara yükseltti. Bu yükseliş, sadece rakamlarda değil istihdam anlamında da ülke için olumlu sonuçlar doğuruyor. İşsizlik oranı uzun bir süre tek hanelerde kalıyor ve gençler için Gençliğin Üretim Çağı Programı ile yeni istihdam alanları açılıyor. Üretenin yanında olmaya devam edeceğiz.
Kutupbaşı Türkiye vizyonu doğrultusunda, bölgesel ve küresel gelişmeler karşısında morali yüksek tutuyor, ticaret savaşlarının etkisini en aza indirmenin yollarını arıyoruz. Ekonomik belirsizlikler ve kriz senaryoları karşısında kararlı duruşumuzla Türkiye’nin bu süreçten güçlenerek çıkacağına inanıyoruz. Dünya düzeninin yeniden şekillenmesiyle Türkiye’nin kutup başlarından biri olması hedefi giderek daha somut bir gerçeklik kazanıyor.
Dünya Türkiye’nin yönünü izliyor ve uzun vadeli politikalarımızın doğruluğu, Davos gibi küresel platformlarda yapılan tartışmalarla yankı buluyor. Doğrulara cesaretle sahip çıkan bir ülke olarak, mevcut ve gelecekteki fırsatları en iyi şekilde kullanacağımız konusunda güvenliyiz. Yeni kapılar aralanıyor, karşımıza çıkan olanaklar bizi daha da ileriye taşıyacak. Türkiye Yüzyılı hedefimiz, bugün olduğundan daha hızlı bir biçimde ilerleyecek.
İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ile yapılan telefon görüşmesinde, Türkiye-İran ilişkileri ve bölgesel konular ayrıntılı olarak ele alındı. Türkiye’nin İran’ın huzur ve istikrarına verdiği önem bir kez daha vurgulandı; dış müdahale senaryolarına karşı gösterilen tutumumuz aynen sürüyor. Bölgede meydana gelen gelişmelerin kontrol altında tutulması, ilişkilerin güçlendirilmesi adına atılan adımların temelini oluşturuyor.
ANKARA Milliyet