Türkiye’de yaşayan İranlıların baskı ve göç yolculuklarını, deneyimler ve umuda dair hikayelerle keşfedin.

İran’da yaklaşık 80-90 milyonluk nüfusun büyük bir kısmı, mevcut rejimin baskılarına karşı uzun zamandır etkili bir özgürlük talebi içinde. İnsanlar, sıkı kurallar ve sürekli süren korku ortamı nedeniyle gündelik yaşamlarında derin bir yorgunluk hissediyor. Son dönemde yaşanan olaylar, birçok ailenin kayıplarına yol açtı ve bazı gençler yaşamlarına dair belirsizlikle karşı karşıya kaldı. Artık umutlarını ve huzurlarını yeniden inşa etmek isteyenler, rejimin zayıflamasını bir sinyalle karşılıyorlar ve bu durumu bir güvence olarak görüyorlar.
Türkiye’de uzun yıllardır kurduğu hayatla milyonlarca İranlı’dan biri olanlar arasında, ülkelerindeki baskılardan kaçarak yeni bir başlangıç yapanlar da var. Türkiye’deki Hristiyan inancını benimsemiş olan bir papazın gözünden bakıldığında, baskılar yüzünden ailelerin dağılmasına tanıklık edildiği ve bu baskıların inancı nedeniyle de tutuklanmalara yol açtığı belirtiliyor. 14 ay süren hapis ve ağır işkenceler sonrası İran’dan kaçış kararı alan bu kişi, Türkiye’ye sığınmış durumda. Şu sözlerle özetlenen deneyimler, 47 yıldır İran’da yaşayan insanların rejimin zulmüne karşı duyduğu tepkinin bir yansıması olarak görülüyor: insanlar bulunduğu yerden, özgürlük arayışına doğru adımlar atıyorlar.
“Rejimi istemiyoruz” ifadesiyle öne çıkan görüşler, pek çok kişinin İran’da güvenli ve özgür bir gelecek hayalinin ne kadar güçlendiğini gösteriyor. Öte yandan, Türkiye’ye kaçış süreciyle ilgili anlatımlar, hayatlarını sürdürmek için yeni ülkelerde kimliklerini yeniden inşa etmeyi gerektiriyor. Uzun yıllar boyunca buraya alışan bazı İranlılar, yaşadıkları savaş ve güncel gelişmelerle ilgili olarak bu deneyimleri paylaşarak farklı bakış açıları sunuyorlar.