Türkiye, uluslararası yatırımlarda stratejik konumunu güçlendirmeye devam ediyor; yatırımlar için güvenli ve sofistike bir merkez olma vizyonuyla büyüyor.

Türkiye, son dönemde uyguladığı kararlı sanayi, ticaret ve yatırım politikaları sayesinde uluslararası yatırım akışları açısından dirençli ve cazip bir merkez olarak öne çıkıyor. Üretim kapasitesini ve ihracat performansını destekleyen yabancı yatırımlar, ülkenin lojistik altyapısı ve küresel değer zincirlerindeki entegrasyon gücüyle pekişiyor.
TÜRKİYE ÖNE ÇIKIYOR Küresel belirsizlik döneminde uluslararası doğrudan yatırımlarda dikkat çekici bir performans sergileyen Türkiye için UNCTAD’ın Dünya Yatırım Raporu önemli verileri ortaya koyuyor. 2025 itibarıyla uluslararası doğrudan yatırım girişleri dünya genelinde %14 artışla 1,6 trilyon dolara ulaşırken, gelişmiş ekonomilerde artış daha belirgin olurken gelişmekte olan ekonomilerde dalgalanmalar kaydedildi. Türkiye, gelişmekte olan ülkeler arasında %29’luk güçlü artışla öne çıkan ülkelerden biri olarak dikkat çekti.
Yatırımların ülkeye yöneldiğini gösteren veriler, 2002’de 1,1 milyar dolar olan uluslararası doğrudan yatırım girişinin 2025’te %12,2 artışla 13,1 milyar dolara yükseldiğini ortaya koyuyor. Bu gelişme, yıl genelinde aylık ortalama 1,1 milyar dolarlık istikrarlı bir yatırım akışını işaret ediyor. Dijital dönüşüm odaklı, iklim dostu ve küresel tedarik zinciri temelli yatırımlar, Türkiye’nin üretim kapasitesini artırırken ihracat üzerinde olumlu etkiler yaratıyor. Bakanlık analizlerine göre, 2025 yılında gelen yabancı sermayeli firmalar Türkiye’nin toplam ihracatının yaklaşık %30’unu gerçekleştirdi.
İhracatın en yoğun yapıldığı ülkeler Avrupa Birliği ülkeleri olurken, bu dönemde ihracatta en büyük paylar Almanya, Birleşik Krallık, ABD, İtalya ve Fransa’ya gitti. Söz konusu dönemde en çok ihracat yapan ülkeler listesinde ABD, Almanya ve Hollanda; en büyük ticaret ortaklarımızdan AB ise yatırımların toplam ihracat içindeki payının %51,2’sini ve Türkiye’nin genel ihracatının %15,5’ini kapsadı.
Açıklamada, bu firmaların ihracatında sanayi üretimine dayalı sektörlerin ağırlık taşıdığı belirtilerek, en çok ihracat yapılan fasıllar arasında Motorlu kara taşıtları, kazanlar, makineler ve mekanik cihazlar ile Elektrikli makine ve cihazlar bulunduğu kaydedildi. Bu tablo, Türkiye’nin küresel üretim ve tedarik zincirlerinde yüksek katma değerli sanayi üretim kapasitesine işaret ediyor. Türkiye, küresel üretim ve ticaretin merkezi olma hedefini sürdürürken, yatırım ortamını geliştirmek, küresel değer zincirlerindeki konumunu güçlendirmek ve ihracatını artırmak için çalışmalarını kararlılıkla sürdürüyor.