Türkiye Sağlık Altyapısında dönüşüm ve üreten sağlık vizyonuyla geleceğe güvenle yürüyüş: yenilikçi çözümler, erişim ve kalite odaklı vizyon.

Uluslararası HTAİ Kongresi, Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı’nda gerçekleşti ve Bakan Memişoğlu’nun konuşmasıyla başladı. Yapay zeka, genomik araştırmalar ve kişiselleştirilmiş tıp üzerinden geleceğin sağlık hizmetlerini şekillendiren gelişmelerin artık günlük hayatta büyük farklar yaratacağına vurgu yapıldı.
Son 24 yılda Türkiye’de aile hekimliği sisteminden şehir hastanelerine uzanan güçlü bir altyapı kurulduğunu belirten Memişoğlu, ülkenin yatak kapasitesi ve nitelikli iş gücü gibi göstergelerde kayda değer ilerlemeler kaydettiğini aktardı. Bugün 27 şehir hastanesinde 39 bini aşkın yatakla teşhis, tedavi ve rehabilitasyon hizmetleri sunuluyor ve bu sayede vatandaşlar kesintisiz sağlık hizmetine erişebiliyor.
“Türkiye, güçlü ve örnek gösterilen bir sağlık altyapısına sahip.” dedi Memişoğlu ve e-Nabız ile MHRS’nin dijital entegrasyonu sayesinde hastaların geçmiş öykülerine ve tetkik sonuçlarına güvenli biçimde ulaşabildiğini hatırlattı. MHRS üzerinden son bir yılda milyonlarca randevu işleminin başarıyla gerçekleştirildiğini ifade etti.
Dünya genelinde hastalıkları tedavi etmekten öte, riskleri öngören ve sağlığı proaktif şekilde destekleyen bir sağlık vizyonuna geçildiğini söyleyen Memişoğlu, Sağlıkta yaşam kalitesini merkez alacak yeni taslaklar ve geri ödeme modelleri üzerinde çalışıldığını belirtti. TÜSEB çatısı altında fikri olanı finansmanla buluşturan programların iki yıl içinde 5.800’e yakın yenilikçi başvuru aldığını paylaştı.
Türkiye’nin yerli üretimle desteklenen sağlık teknolojileri hamlesi, yapay zeka destekli endoskopik görüntüleme gibi alanlarda somut ilerlemeler kaydettiğini aktaran Memişoğlu, CAR-T gibi kişiselleştirilmiş tedavilerin de yerli imkanlarla yürütüldüğünü ve küresel sağlık sistemine katkı sağlamayı hedeflediğini ifade etti.
“Çok daha ileri bir seviyeye taşıma gayesiyle” Türkiye’nin, ihtiyaç duyan herkese şefkat elini uzatma çabasını sürdürdüğünü vurguladı ve üretim kapasitesini güçlendirmek adına yerli teknolojilerin geliştirilmesini önceliklendirdiklerini söyledi. Sağlıklı Türkiye Yüzyılı vizyonunun temel taşlarından biri olan Üreten Sağlık modelinin, teknolojiyi ürüne dönüştüren ve insanlığa sunan bir ekosistem oluşturduğunu belirtti.
Memişoğlu, TÜSEB üzerinden sanayiyle işbirliğini güçlendirme hedefiyle yürütülen çalışmalarda, projelerin finansman ve uygulanabilirlik açısından hızla hayata geçirildiğini dile getirdi. Yerli ilaç, aşı ve tıbbi cihaz üretiminde elde edilen sonuçların, klinik araştırmalara ve üretim aşamalarına hız kazandırdığını sözlerine ekledi.
Türkiye’nin, uluslararası ortaklıklar ve paydaşlarla işbirliğini artırmayı sürdüreceğini söyleyen Memişoğlu, Health Türkiye markası altında sağlık turizmi, dijital sağlık ve tedarik zincirlerinin güçlendirilmesi gibi alanlarda ortak çalışmalar yapmaya açık olduklarını belirtti. Ayrıca araştırmacı ve girişimcilere çağrıda bulunarak yenilikçi fikirlerini üretim kapasitesiyle buluşturmayı hedeflediklerini ifade etti. Gelin, ortak akılla yeni sağlık teknolojilerini birlikte geliştirelim çağrısı, bu vizyonun özündeki ortak hedefleri özetledi.
Kongreye katılanlar arasında İstanbul İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Abdullah Emre Güner ile davetliler de yer aldı.