Türkiye-Almanya ticari diplomasisi ve 2025 ihracat dinamikleri: işbirliği, fırsatlar ve stratejilerle sürdürülebilir büyümeye odaklanın.

Son dönemde ticari diplomasinin ihracat rakamlarına yansıyan etkisi dikkat çekiyor. Türkiye’nin 2025 yılı ihracatı, geçen yıla göre %4,5 artışla 273,4 milyar dolara yükselirken, 2021’den beri aralıksız süren artış trendi sürüyor. TİM verilerine göre, 2025 yılında 26 alt sektörden 18’inin ihracatı artarken 8’inin gerilediği görülüyor. Almanya’ya ilişkin rakamlar ise toplam ihracattan yaklaşık 20 milyar dolarlık payla zirvede yer alıyor; Birleşik Krallık ve ABD ise sırasıyla ikinci ve üçüncü konumlarda.
DEİK Türkiye-Almanya İş Konseyi Başkanı Mehmet Ali Yalçındağ, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Almanya’nın Avrupa için üretim ve dağıtım merkezi gözüyle bakıldığında Türkiye’nin nearshoring yani yakın tedarik merkezi olarak kritik bir role sahip olduğunu belirtti. Ayrıca, mevcut belirsizlikler karşısında güvenilir ticaret ortaklığı olarak Türkiye’nin değeri vurgulandı. Yalçındağ, “Türkiye olmadan Avrupa, Avrupa olmadan Türkiye eksik kalır” cümlesiyle, ortak paydanın büyütülmesi gerektiğini dile getirdi.
İkili ticari ilişkilerin güçlendirilmesi için öne çıkan alanlar üzerinde duran Yalçındağ, Türkiye’nin Avrupa’nın bir parçası olarak görülmesi ve AB üyelik sürecinin desteklenmesi gerektiğini söyledi. Ayrıca, Almanya’nın Türkiye’ye destek olması gerektiğini belirten Yalçındağ, bölgesel sorunların çözümü için ortak hareket edilmesinin zaruri olduğuna işaret etti. İş dünyasının karar alma süreçlerinde ticari diplomasi araçlarının etkin kullanımıyla rekabetçi avantajların korunabileceğini vurguladı.
Gümrük Birliği ve Made in Europe konuları çerçevesinde Yalçındağ, güncel küresel dinamikler ışığında Gümrük Birliği’nin güncellenmesi ve Avrupa’da üretilen ürünlerin desteklenmesi amacıyla atılan adımların önemi üzerinde durdu. Yeni uygulamaların Türkiye’yi dışarıda bırakmaması gerektiğini söyleyen Yalçındağ, ticari diplomasinin lobisini yapmaya devam edeceklerini belirtti.
Almanya’ya İhracatta 2025 yılındaki ivmelenen sektörler arasında otomotiv, makine, metal ürünleri ve elektrik ekipmanları öne çıkıyor. Türkiye’nin Almanya’ya yaptığı ihracatın otomotiv ve makinelerde yüzde 36,1 artışla 6,5 milyar doları aştığı belirtilirken, tedarik zincirlerinin karşılıklı bağımlılık üzerinden güçlendiği ifade ediliyor. Yalçındağ, Avrupa’nın enerji tedarikindeki sıkıntıları göz önüne alındığında Türkiye’nin yenilenebilir enerji ve yüksek katma değerli üretim odaklı yapısının iki ülke arasında tamamlayıcı bir rol üstlendiğini belirtti.
2026 beklentileri çerçevesinde DEİK Türkiye-Almanya İş Konseyi, potansiyelin hangi alanlarda yükseltebileceğini ve ticaret hacminin nasıl katlanabileceğini ortaya koyuyor. Özellikle otomotiv, makineler, elektrik-elektronik ve savunma-havacılık sektörlerinde önemli büyüme potansiyeli bulunduğunu ifade eden yetkililer, savunma-havacılık alanında 2025 yılında görülen yaklaşık %50’lik artışın da ikili ilişkiler için anlamlı bir sinyal taşıdığını vurguluyorlar. Avrupa’nın kendi güvenliğini güçlendirme çabaları çerçevesinde, iki ülke arasındaki iş birliğinin daha da derinleşmesi gerektiği dile getiriliyor.