Türk müteahhitleri Ukrayna ve Suriye’de yeniden inşa için güçlü iş birlikleri kuruyor; sürdürülebilir çözümlerle hızlı, güvenilir inşaat hazırlıkları

Suriyе ve Ukrayna, küresel siyaset ve ekonomi gündeminde belirleyici konumlarını koruyor. Savaşların durulmasının ardından, altyapıyı yeniden ayağa kaldıracak bütçeler akılları çeşitli ülkelerde, özellikle Türk müteahhitlik devlerinin önünü açacak ölçüde konuşuluyor. Bu iki bölgede de yüz milyarlarca dolarlık yeniden inşa bütçesi öne çıkarken, lojistik üstünlüğü ve üretim gücüyle bilinen Türk şirketleri proje stoğunu yönetmek için yarışıyor.
Ukrayna’nın 10 yıllık yeniden inşa ihtiyacı için Dünya Bankası’nın verileri yaklaşık 590 milyar dolara yaklaşırken, hastaneler, limanlar ve okul gibi kamu yapıları ile ulaşım altyapısının öncelikli ihtiyaçlar arasında olduğu belirtiliyor. Ukrayna’da savaşın zayıf düşürdüğü tedarik zincirlerini stabilize etmek amacıyla Türk müteahhitleri yaklaşık 50 milyar dolarlık bir proje stoğu ile öne çıkıyor. Uluslararası finansmanın yanı sıra Avrupalı, ABD’li, Güney Koreli ve Japon ortaklıklarıyla da işbirliği olanakları mevcut.
Köprülerden konuta ifadesiyle, uzun süren iç savaşın ardından Suriye’yle yeniden kurulan ticari ve siyasi bağlar, bölgenin en yüksek büyüme potansiyelini sunuyor. Türkiye’de bulunan demir, çimento ve yapı malzemesi fabrikaları Türk şirketlerini rakiplerine göre avantajlı konuma getiriyor. Suriye için Dünya Bankası öngörüsü, yeniden inşa sürecinin 216 milyar dolarlık başlangıç maliyetini işaret ederken, ilerleyen dönemlerde bu rakamın 400 milyar dolara ulaşabileceği tahmin ediliyor. Hasarın büyük kısmını altyapı tesisleri oluşturuyor ve toplam zararın yüzde kırklık bir bölümü bu alanda görünüyor. Turk şirketleri, Suriye için yaklaşık 100 milyar dolarlık bir pazarı hedefleyen, 400 milyar dolarlık yeniden inşa sürecinde %25 pay alma beklentisi taşıyor.
‘Her türlü desteğe hazırız’ diyerek konuşan Türkiye Müteahhitler Birliği (TMB) Başkanı Erdal Eren, Ukrayna ve Suriye’nin yeniden inşa süreçlerinde Türk müteahhitlerinin nasıl bir rol üstleneceğini anlattı. AA’ya verdiği demeçte, savaşlar nedeniyle bazı pazarlardan çekilmeyi planlayan firmaların artık Balkanlar ve Doğu Avrupa’da daha yoğun bir varlık gösterdiğini söyledi. Eren, savaşlar bittiğinde Ukrayna’da güvenilir bir iş ortağı olarak yan yana çalışma ihtiyacının artacağını vurgularken, Suriye için ise çok daha büyük ihtiyaçlar olduğuna dikkat çekti. Bakanlar düzeyinde yürüyen temaslar ve ekonomik işbirlikleriyle Türkiye’nin bölgeye olan yaklaşımını güçlendirecek adımların sahada da hız kazanması bekleniyor.