Tır şoförü Hüseyin Fırat’ın hüzünlü hikayesini Tebriz’deki şarapnelin yaşamımıza etkisini duyarlı bir dille aktarır; köy şuurunun son nefesi.

Afganistan’a doğru yol alan bir tır, dönüş yolunda İran’ın Tebriz kentinde şarapnel parçalarının hedefi oldu. Havada uçuşan parçaların tıra isabet etmesiyle sürücünün yaşamı ağır yaralandı; hastanede geçirdiği günler sonunda hayatını kaybetti. Olayın merkezindeki trajedi, Hatay Reyhanlı’daki ailenin kapısını da derinden yaraladı.
Yaşamını yitiren sürücünün ailesi, yolculuk sırasında karşılaştığı tehlikeyi ve alınan önlemleri yakından kaydetti. 29 yaşındaki Hüseyin Fırat, askerlik hizmetini bitirdikten sonra baba mesleğini sürdürmüş, İstanbul’dan aldığı yükle Afganistan’a doğru ilerlerken dönüş yolunda beklenmedik bir menfi olayla karşılaştı. Tebriz yakınlarında düşen füzenin etkisiyle tırın üzerindeki parçalar şarapnel haline geldi ve araç kontrolden çıkarak yol kenarına savruldu.
Fırat, İran’ın Zencan kentindeki hastanede 6 gün süren mücadeleyi kaybetti ve oradan Hatay’daki aile evine getirildi. Mezarlık Kompleksi’nde düzenlenen cenaze töreni, dualar eşliğinde son buldu. Olay anında baba Coşkun Fırat, aracın önündeki yol şartlarını ve tırın hasarını kayıt altına aldı; bu görüntüler, acıların ve yitirilen umutların somut hatıralarına dönüştü.
İzlenimleri ve duyguları taşıyan görüntülerde, yolun delinmesi ve şarapnelin tıra zarar vermesi açıkça görülebiliyor. Baba Fırat’ın, evladının ayakkabılarını yanında taşırken birlikte geçirdiği anlar, bu trajedinin ağırlığını daha da derinleştiriyor.