TBMM Dışişleri Komisyonu Başkanı Oktay’ın Washington temasları ve bölgesel işbirliği için net mesajlar: güvenli, istikrarlı gelecek için odaklanılan konular.

Washington temasları kapsamında TBMM Dışişleri Komisyonu Başkanı Oktay ve beraberindeki heyet basın toplantısı düzenledi. Görüşmelerin, hükümetler ve devlet başkanlıkları düzeyinde olumlu bir yaklaşımın Kongre’de de karşılık bulduğunu aktararak, daha önce ziyaretlerde görülen yaklaşım farklarının bu kez daha pozitif bir tablo çizdiğini sözlerine ekledi.
Ortak duruşun Suriye’deki entegrasyon sürecine vurgu yapılarak merkezi hükümetin güçlenmesi gerektiği üzerinde duruldu. Farklılıklardan ziyade bütünleşmenin Suriye ile bölgesel barış, kalkınma ve istikrara katkı sağlayacağını ifade eden Oktay, bu hedefin uluslararası düzeyde de fayda doğuracağını belirtti. Bölgedeki istikrar için bedelin bölgede yaşayan ülkeler tarafından ödenmeye devam edildiğini ve Türkiye’nin bu konuda kararlı olduğunu vurguladı.
Terörle mücadele kapsamında PKK’nın uzantılarının bölgedeki sorunları bütünsel biçimde çözüme kavuşturulması gerektiğini hatırlatarak, Suriye’de Kürtlerin demokratik haklarının korunmasına yönelik çalışmaların meyvelerini verdiğini belirtti. TBMM’de Cumhurbaşkanı Erdoğan ve MHP Genel Başkanı Bahçeli’nin bu alanda öncü rol oynadığını da ifade etti.
GÜMRÜK VERGİLERİNDE TÜRKİYE AVANTAJLI KONUMDA başlığıyla devam eden konuşmada, Türkiye’nin Hamas’a yaklaşımı konusundaki ayrışmanın yeniden ele alındığını belirten Oktay, ABD ile toplam ticaret hacminin 40 milyar dolar civarında olduğunu ve 100 milyar dolar hedefini sürdürdüklerini kaydetti. Savunma ve güvenlik alanlarında yeni iş birliklerinin doğduğunu ifade eden Oktay, NATO bağlılığı ve güvenlik harcamalarının artışına ilişkin görüşlerin paylaşılmasıyla bu süreçte ambargoların azaltılmasına yönelik bir yol haritasının görüldüğünü belirtti.
S-400 tartışmaları konusunda iki ülke arasındaki konuşmaların açık ve net bir tavırla sürdüğünü söyleyen Oktay, mevcut güvenliğin korunması için Türkiye’nin kendi savunma çözümlerine yönelmesi gerektiğini vurguladı. Böylece iki devlet başkanı arasındaki olumlu ilişkinin, daha sağlıklı bir geçişle sorunların arkada bırakılmasına zemin hazırladığına dikkat çekti.
Washington temaslarında, ülkeler arasındaki normalleşmenin yalnızca güvenlik alanında değil, ekonomik işbirliklerinde de kendini göstermesi gerektiği konusunda ortak bir bakış açısı benimsendi. Türkiye’nin savunma sanayisinin yalnızca bir askeri alan olmaktan çıkıp geniş bir ekonomik boyut kazanması, ihracatın 10 milyar dolar seviyelerini bulması bu tabloyu güçlendirdi.
İlişkilerde şeffaflık ve iki ülkenin ortak faydaları konusundaki görüşler, Rusya ve Ukrayna arasındaki durumlar dahil olmak üzere enerji güvenliği ve tedarik zincirlerinin çeşitlendirilmesi konularında da öne çıktı. Oktay, Rusya ile yürütülen diyaloglarda şeffaflığı savunduklarını ve komşuluk gereği görüşmelerin devam ettiğini belirtti. Bölgede güvenliğin sağlanması adına petrol ve doğal gaz tedarik zincirlerinde çeşitliliğin kritik olduğuna vurgu yaptı.
Epstein konusuna da değinen Oktay, çevreyi ve toplumu derinden sarsan bu skandalın dünyanın utancı olduğunun altını çizerek, pedofili ve çocuk istismarı konularında Türkiye’nin en üst düzey hassasiyete sahip olduğunu ifade etti. Türkiye’nin Kürtlerin hakları ve kimlikleri konusundaki savunuculuğunu sürdürdüğünü ve bölgede demokratik süreçlerin güçlendirilmesi için çalışmaları kararlılıkla yürüttüğünü sözlerine ekledi.