Tapuda avukat temsil zorunluluğundaki yeni düzenlemeyi ve halkın beklentilerini inceliyoruz. Hukuki rehberlik ve güncel bilgiler için hemen keşfedin.

Tapu dairelerinde uzun zamandır süregelen güvenlik ve doğrulama süreçleriyle paralel olarak, gayrimenkul alım-satımında belirli bir bedeli geçen işlemlerde avukatla temsil zorunluluğu gündeme getiriliyor. Adalet Bakanı Akın Gürlek’in açıklamalarıyla 12. Yargı Paketi kapsamında bu konunun yasal bir zorunluluk olarak kararlaştırılması planlanıyor. Bakan, süreçlerin hukuki güvenliğe kavuşması ve avukatlardan gelen katkının artırılması amacıyla bu yönlü adımların atılacağını ifade etti.
‘Tapuda avukat temsilinin iki ana nedeni var’ şeklinde özetlenen yaklaşım, işlemlerin hukuki güvenliğini artırmak ve avukatların mesleki yapısına katkı sağlamaktır. Peki bu değişiklik vatandaşlar için ne ifade edecek? Planlanan düzenlemede, alıcı ve satıcıların belirli bedellerin ötesinde olan işlemlerinde avukatla temsil için ek bir yükümlülük doğması bekleniyor. Bu durumun uygulanabilirliği ve maliyeti konusunda çeşitli sorular ortaya çıkıyor: Hangi işlemler kapsamlı olacak, harçlar nasıl etkilenecek ve süreçler ne kadar uzayacak?
Çipli kimlik ve biyometrik doğrulama altyapısı zaten yıllardır güvenli tözler sunuyor ve tapu başvuruları Web-Tapu üzerinden yapılırken doğrulanmış cep telefonlarıyla sürece devam ediliyor. Bu yönüyle avukat aracılığıyla temsil ihtiyacı şu an için fazlaca gereklilik taşımıyor; ancak yakın dönemde yeni güvenlik tedbirleriyle desteklenen bir düzenleme söz konusu olabilir. Bu bağlamda, inşaat firmalarının proje satışlarında da aynı yaklaşımın uygulanması tartışılıyor; sözleşmelerin avukat üzerinden yapılması fikri, olası mağduriyetlerin önüne geçebilir deniyor.
Tahmin edilen maliyetler henüz netleşmiş değil. Yetkili makamlar, avukatlık hizmeti için ek bir ücret ödenmesi gerekeceğini ve bunun tapu harcı bedellerine ek bir yük olarak mı yansıyacağını belirlemek için çalışıyor. Özellikle yüksek değere sahip işlemlerde bu ek maliyetin hissedilip hissedilmeyeceği ayrı bir tartışma konusu. Aynı zamanda işlemlerin süresi uzayabilir mi sorusu da gündemde. Avukatların dahil olması durumunda işlemlerin yürütülmesi için randevu ve koordinasyon gibi süreçler ek zaman alabilir.
Mevcut durumda güvenlik ve doğrulama mekanizmaları güçlü ve çipli kimlik, biyometrik doğrulama ve e-Devlet üzerinden web tabulu başvurularıyla işlemler yürütülüyor. Böyle bir altyapı mevcutken, avukat gerekliliğinin zorunlu hale getirilmesi vatandaş için ek maliyet ve işlem yükü yaratabilecektir. Bu nedenle mevcut sistemdeki güvenlik adımlarının güçlendirilmesi, avukat temsilinin zorunlu tutulmasından ziyade daha kapsayıcı bir şekilde ilerletilmesi daha makul görülüyor.
Gelecekte emlak sektörü için yol haritası olarak düşünüldüğünde, noterin devreye girmesiyle başlayan süreçte henüz noterlerin bu kapsamda net bir sorumluluk üstlenmek istememesi dikkat çekiyor. Emlak işletmeleri ve uzmanlar ise sürece meslek içi yetki belgeli işletmelerin dahil edilmesini destekliyor ve vatandaşın tercihini özgür bırakmanın daha dengeli bir yaklaşım olduğunda birleşiyor. Özellikle konut ve ticari mülk işlemlerinde, avukatlık hizmetinin zorunlu tutulması yerine, mevcut profesyonel yapıların kullanılmasının yoluna bakılması gerektiği görüşü öne çıkıyor.
Sonuç olarak, tapuda avukat temsilinin zorunlu olup olmayacağı, hangi işlemleri kapsayacağı ve maliyet etkilerinin nasıl yansıyacağı konuları kamuoyunun ve sektör temsilcilerinin yakından izleyeceği başlıklar olarak kalacak. Vatandaşlar için en dengeli yaklaşım, mevcut güvenlik altyapısını koruyup güçlendirmek ve temsil zorunluluğunu seçime bırakmaktan geçebilir.