Suriye’deki operasyonlar ve bölgesel etkiler: Irak, Türkiye ve ABD’nin işbirliği pratiklerine dair güncel analiz ve içgörüler.

Şam ve Bağdat arasındaki koordinasyon artarken Suriye’deki durum giderek karmaşıklaşıyor. Şara ile Trump görüşmesinin ardından çıkan açıklamalar, Şam’a yönelik destek mesajları olarak okunuyor; ancak Trump’ın net bir açıklama yapmaması SDG’nin arkasında olmadığını düşündüren yorumları beraberinde getiriyor. Mazlum Abdi’nin bazı çevrelerce anlaşmadan caydırılmaya çalışıldığına dair açıklamalar sürerken, Kandil’in sahadaki varlığı da halen sürüyor. Fakat sahadaki tablo değişkenlik gösteriyor: Suriye ordusu ilerlemeye devam edecek ve Haseke–Tel Tamir hattı kontrol altına alınarak Irak sınırının güvence altına alınması hedefleniyor. İçerideki PKK unsurları için kaçış yollarının kapatılması ve devlet otoritesinin egemenliğinin yeniden tesis edilmesi amacı ön planda.
Irak, sınır güvenliğini güçlendirmek için yeni birlikler sevk etmiş durumda ve iki ülke arasındaki iletişimin sürdüğü belirtiliyor. Suriye’deki bazı üst düzey teröristlerin Irak’a geçiş haberleri de gündeme geliyor; buna rağmen Bahoz Erdal ve bağlantılı isimlerin halen Suriye sahasında bulunduğu bilgisi paylaşılıyor. Amerika’nın desteğini çekmesiyle örgütün sahadaki etkisi sınırlansa da sivillere karşı güvenlik tehditleri ve cezaevlerinde bulunanların kaçışını kolaylaştıran adımlar atıldığına dair açıklamalar dikkat çekiyor. Bazı cezaevlerinin teslim alınamaması için direniş gösterdiği de vurgulanıyor.
‘SURİYE ORDUSU DURMAYACAK’ ifadesiyle sürecin ikna edici biçimde sürdürülmesi gerektiği belirtiliyor. Kamışlı’ya kadar ilerleyip ilerlemeyecekleri hâlâ tartışılırken Rusya’nın bölgede varlığı süregeliyor. Ancak Haseke–Tel Tamir hattı ile Irak sınırının kontrol altına alınması, sürecin açık hedefi olarak görülüyor. Türkiye açısından ise en kritik konu iç güvenlik; örgüt ve uzantılarının iç siyasette karışıklık çıkarmaya çalışabileceği endişesi, Kürt vatandaşlara yönelik provocasyon ve propaganda riskleriyle birlikte değerlendiriliyor. Devlet Bahçeli’nin Kürtler konusundaki mesajı bu bağlamda önemli bir referans noktası olarak öne çıkıyor ve yetkililerin son 24 saatteki açıklamaları provokasyonlara karşı dikkatli olunması gerektiğini teyit ediyor.
Türkiye’nin diğer kilit başlıkları ise sivillerin durumu ve DEAŞ hapishanelerinin yönetimi. MİT’in Halep’ten Deyrizor’a uzanan ilerleyişte sivillerin korunmasına yönelik hassasiyeti, bu iki konunun öncelikli gündem olduğuna işaret ediyor. ABD ile yürütülen temaslar da bu iki başlık kapsamında sürüyor. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, ABD Büyükelçisi ile Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack’ı bir araya getirerek kamuoyuna yansıyan güvenlik taahhütlerini pekiştirdi. Akşam saatlerinde başka görüşmelerin de olabileceği belirtilirken, sivillerin korunması ve DEAŞ’lıların kaçışını önlemenin ortak amaç olduğuna vurgu yapılıyor. Önümüzdeki 24 saat içinde gelişmelerin hangi yönde ilerleyeceği yakından takip edilecek.