Soğuk havalarda vücut yağ depolama üzerine bilimsel yöntemler: metabolizma, termogenez, beslenme ve egzersiz stratejileriyle sağlıklı uyum sağlayın.

Soğuk mevsimde vücudun enerji ihtiyacı artar; bu da yağ depolama eğilimlerini tetikleyebilir. Beslenme ve Diyet Uzmanı Hülya Yiğit, soğuk havaların vücuda yağ depolama açısından bazı doğal tavırlar doğurduğunu belirtiyor. Hareketsizlik ve düşük sıcaklık, karbonhidrat ve yağ ağırlıklı beslenme yönelimlerini tetikleyerek kilo artışına zemin hazırlayabilir. Vücut yağ oranının erkeklerde %25’in, kadınlarda %30’un üzerinde olması durumunda bazı işlevlerin olumsuz etkilenebileceğine dikkat çekiliyor.
İlk adım: yeterli su tüketimi soğuk ayların ilk kilit noktası olarak görülüyor. Vücudun ısısını korumak için en temel unsur olan suyun yeterli miktarda alınması gerekiyor. Günlük su tüketimi 1,5–2 litre aralığında sade olarak tercih edilmeli ve sadece sıcak içeceklerden alınması yeterli değildir. Su içmenin iştah kontrolü üzerinde de önemli bir rolü olduğu unutulmamalı. Özellikle kışın yürüyüş imkanları sınırlı olduğunda, günlük minimum 30 dakika hafif tempolu yürüyüş veya ev içi adım hareketleri ruh halini ve bağışıklığı olumlu yönde etkiler.
Yeterli ve dengeli beslenmenin önemi vitamin ve mineral ihtiyacını karşılamak için günde en az 3 porsiyon meyve ve tuzsuz kuruyemişlerin beslenmede yer alması gerekir. Bunlar akşam yemeği sonrası değil, gün içinde tüketilmelidir. Yoğurt, kefir, tarhana ve şalgam suyu bağırsak sağlığını destekler. Kışın kilo kontrolü ve sağlığı korumak için porsiyon kontrolü hayati öneme sahiptir; özellikle fındık, ceviz, badem gibi kuruyemişler ile patlamış mısır ve tuzlu atıştırmalıklar için küçük tabakların kullanılması önerilir. İçerik bilinmeyen yağ yakıcı çay ve kahve gibi ürünlerden ise kaçınılmalıdır.
Soğuk havalarda bağışıklık güçlendirme için yeterli beslenme ve dengeli bir diyet gerekir. C ve E vitaminleri, çinko ve demir gibi mineraller yalnızca bağışıklık için değil, genel savunma sisteminin güçlenmesi için de hayati unsurlardır. Günlük olarak işlenmemiş kırmızı et, hindi ve balık ile bol sebze–meyve tüketimi bu mikro besinleri karşılar. Probiyotik kaynaklar olarak kefir, ev yoğurdu, tarhana ve şalgam suyu da bağışıklık için önerilir.
Vitaminler doğal yoldan alındığında daha yüksek biyoyararlanıma ulaşır; multivitaminler günlük düzenli beslenemeyenler için bir destek olabilir. Ancak içeriğin güvenilir olduğundan emin olmak ve şekerli/işlenmiş gıdaların tüketimini azaltmak durumundayız. Sadece multivitamin ile bağışıklık güçlendirme mümkün değildir.
Altın süt ile tatlandırılmış bağışıklık desteği antioksidan açısından zengin bitkisel seçenekler kış aylarında öne çıkar. Altın süt için gerekli malzemeler: yarım yağlı süt, zerdeçal, zencefil, karabiber, tarçın, zeytinyağı veya Hindistan cevizi yağı; istenirse karanfil ve bal da eklenebilir. Sıvıyı ısıtıp ılık hale geldikten sonra zerdeçal, tarçın ve karabiber gibi baharatlar eklenir; en son yağ eklenerek karıştırılır. Düzenli ilaç kullanımı varsa önceden doktor veya diyetisyenle görüşülmelidir.