DOLAR
48,8202
EURO
56,0237
ALTIN
6.793,64
BIST
13.213,85
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Yağmurlu
21°C
İstanbul
21°C
Yağmurlu
Çarşamba Yağmurlu
16°C
Perşembe Parçalı Bulutlu
20°C
Cuma Parçalı Bulutlu
23°C
Cumartesi Hafif Yağmurlu
23°C

Siyasette Kadınların Yükselişi ve Engeller: IPU-UN Women Raporunun Türkiye ve Dünya İçindeki Göstergeleri

Siyasette kadınların yükselişi ve engellerini IPU-UN Women raporuyla Türkiye ve dünya çapında inceleyen kapsamlı analiz.

Siyasette Kadınların Yükselişi ve Engeller: IPU-UN Women Raporunun Türkiye ve Dünya İçindeki Göstergeleri
23.03.2026 07:24
A+
A-

IPU ve UN Women tarafından yayımlanan 2026 Siyasette Kadın Haritası, dünya genelinde kadınların siyasi liderlik konumlarında hâlâ sınırlı temsil bulduklarını ve karar süreçlerinin çoğunun erkekler tarafından şekillendiğini ortaya koyuyor. 2026 itibarıyla sadece 28 ülkede kadın devlet ya da hükümet başkanı var; bunun karşısında 101 ülkede geçmişte hiç kadın liderin görev yapmadığı kayda geçiyor. 14 ülkede eşitlik sağlandı deyişi ise umut verici bir istisna olarak dikkat çekiyor. Kadınların siyasetteki etkisinin artması için yürütmenin her kademesinde ilerlemenin gerekli olduğuna işaret eden veriler, özellikle yürütme organlarında kaydedilen ilerlemelerin duraksadığını gösteriyor.

Raporun öne çıkan bulguları şu şekilde özetlenebilir: Kabine bakanlıklarındaki kadın oranı dünya genelinde %22,4, 2024’te %23,3 seviyesinde olan bu oran son yıllarda gerilemiş durumda. 14 ülkede eşitliğin sağlandığı belirtiliyor; buna karşın yaklaşık 8 ülkede hâlâ hiç kadın bakan bulunmuyor. Parlamentodaki kadın temsilinin oranı %27,5 seviyesinde seyrediyor; bu oran 2017’den bu yana kaydedilen en yavaş büyümeyi işaret ediyor. Ocak 2026 itibarıyla 54 kadın parlamento başkanı bulunuyor; bu, tüm başkanların %19,9’una denk geliyor ancak bir önceki yıla göre yaklaşık 4 puanlık bir düşüş anlamına geliyor. Anketler, siyaset sahnesinde kadınların karşılaştığı tehdit ve yıldırma oranlarının kayda değer ölçüde yüksek olduğuna işaret ediyor: kadın siyasetçilerinin %76’sı toplumun baskısı yüzünden zorluk yaşadıklarını bildirirken, erkeklerde bu oran %68 olarak kaydediliyor.

Kadınlar, liderlik edinseler bile çoğu zaman geleneksel olarak sosyal sektörlerle sınırlı alanlarda görünürleşiyor. Toplumsal cinsiyet eşitliğinden sorumlu bakanlıkların %90’ı kadınlar tarafından yönetilirken, benzer şekilde aile ve çocuk işlerinden sorumlu bakanlıkların %73’ü kadınlar hesap verebiliyor. Bu durum toplumsal kalıp yargılarını güçlendirirken, erkekler savunma, içişleri, adalet, ekonomi ve sağlık gibi kilit alanlarda hakimiyetlerini sürdürmeye devam ediyor.

Kadın varsa istikrar var ifadesi, UN Women İcra Direktörü Sima Bahous’un da altını çizdiği gibi, küresel çatışma ve belirsizlik döneminde kadın liderliğinin barış, istikrar ve daha kapsayıcı politikaların anahtarı olduğuna işaret ediyor. IPU Başkanı Tulia Ackson ise eşit temsilin sadece ahlaki bir zorunluluk olmadığını, aynı zamanda kurumların toplumları yansıttıkça daha adil ve güvenilir çözümler üretebileceğini vurguluyor.

Kadınlar sistemsel engellerle karşı karşıya kalmaya devam ediyor. Akbank ve Futurebright işbirliğiyle yayımlanan Türkiye’deki “İş Hayatında Kadın Araştırması”, 2 bin 153 kişinin görüşüne dayanarak kadınların kariyerlerini etkileyen yapısal zorlukları gün yüzüne çıkarıyor. Çalışan kadınların %20’si kariyerlerini güçlü ve yeterli hissetmekle bağlarken, %10’u saygı ve değer görmenin bu süreci etkilediğini belirtiyor. Araştırma, erkeklerin %46’sının liderlik rollerinin erkeklere daha uygun olduğunu düşünmesiyle, ücret eşitsizliğinin ve kariyer üzerinde annelik baskısının kadınlar adına yıkıcı birer faktör olduğunu ortaya koyuyor. Her beş kadından biri çocuk ya da aile bakımından dolayı iş hayatından ayrılma baskısı hissediyor; üç kadın arasından biri hamilelik haberini aldığı anda mevcut pozisyonunu sürdürüp sürdüremeyeceğini düşünmekte. Bu veriler, anneliğin kadınlar için kariyer üzerinde potansiyel bir alarm işlevi gördüğünü gösteriyor.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.