Rojin Kabaiş vakasında DNA incelemesi ve cep telefonu analizlerindeki gelişmeleri bulgularla güvenilir bir özet.

27 Eylül 2024’te yurttan ayrılan YYÜ Eğitim Fakültesi Çocuk Gelişimi Bölümü öğrencisi Rojin Kabaiş’in kaybı ve sonrasında yapılan incelemeler hâlâ gündemdeki konular arasında yer alıyor. Kabaiş’in cenazesinin 15 Ekim’de Van Gölü kıyısındaki Mollakasım Mahallesi sahilinde bulunduğu bilgisi, olayın seviyesi ve soruşturmanın ciddiyeti açısından dikkat çekiyor. Adli Tıp Kurumu Biyolojik İhtisas Dairesi’nin 10 Ekim raporu, göğüs ve vajina iç bölgelerinde iki ayrı erkeğe ait DNA izleri bulunduğunu ortaya koyuyor.
Olay yerinden cenazeye kadar olan süreçte, Kurumlararası iletişim ve işlem akışı kapsamında çeşitli kişilerden DNA örnekleri toplandı. Başlangıçta 134 kişi üzerinde DNA profili karşılaştırması yapılırken, süreç ilerledikçe bu sayı 195’e çıkarıldı. Üniversite ve yurt güvenlik görevlilerinden de örnekler alındı; Kabaiş’e ait cep telefonu ise inceleme için yaklaşık üç ay önce İspanya’ya gönderildi.
Van Barosu’nun açıklamasında, cep telefonu ile ilgili gelen son raporun cihazın tam erişimini sağlamadığı ve yalnızca kısmi içerikli incelemenin yapılabildiğini belirtti. Dijital verilerin eksiksiz ve denetlenebilir biçimde incelenmesinin olayın maddi gerçekliğinin ortaya çıkarılması için kritik olduğuna vurgu yapılarak sürecin takipçisi olunacağı ifade edildi.
Rojin Kabaiş’in babası Nizamettin Kabaiş, bugün Van’a gelerek savcılıkla görüştü. Şifresi çözülemeyen cep telefonunun 3 ay önce İspanya’ya gönderildiğini ve şimdi geri geldiğini belirtti. Şifre çözüldüğünde elde edilecek verilerin kendileri için umut olduğunu söyleyen baba, “Telefon açılsa bizim için bir umuttur. Bunun dışında yapılması gereken çalışmalar vardır. Başsavcıya da söyledim. DNA tespitiyle ilgili çalışmaların yapılması önemli” dedi.
DNA incelemelerinde şu ana kadar herhangi bir eşleşme bulunamadı Bu süreçte yapılan incelemeler sonunda şu ana kadar eşleşme elde edilemediğini ifade eden Kabaiş, “Cenazeye temas eden kişiler arasında bulaş ihtimali üzerinde duruldu, fakat herhangi bir eşleşme olmadı. Akrabalarımız ve o alanda bulunan çocuklarımın DNA’larına da bakıldı; sonuçlar olumsuz çıktı. Şu ana kadar yaklaşık 195 kişinin DNA’sına bakıldı. Mollakasım ve Bardakçı köyleri ile üniversitedeki tüm erkeklerin DNA’sına bakılması gerektiğini belirttim ve bu talebin yerine getirilmesi için çağrıda bulundum” diye konuştu.
Uzman ekip kurulması talebi önem taşıyor Olayı aydınlatacak nitelikte bir uzman ekibin görevlendirilmesini isteyen Kabaiş, “Kızım üniversite öğrencisiydi ve gelecekte öğretmen olmak istiyordu. Bu ülkeye ve devlete faydamız olmasına rağmen olayın nedenleri hâlâ netleşmedi. Başka ülkeden gelen şüphelilerin yurt dışına kaçmış olabileceği ihtimali bulunuyor. Bu nedenle iki köy ve üniversitedeki tüm erkeklerin DNA’sına bakılması hayati önem taşıyor. Yaşlılar ve diğer köylüler de yanlış anlaşılmasın; olayın gerçekleştiği yerdeki herkes şüphelidir ve herkesin DNA’sına bakılmalı” ifadelerini kullandı. (DHA)