Retinitis Pigmentosa’nın genetik temeli, gece görüşünün azalması ve erken tanının önemi hakkında bilgilendirici bir özet.

Gece görüşünün giderek zorlaştığı ve görme alanında daralmaların başlangıcında bazı hastalar kendilerini fark edemeyebilir. Retinitis Pigmentosa olarak bilinen bu durum, ışık algılama hücrelerinin bulunduğu retina dokusunu etkileyen genetik bir bozukluktur. Erken evrelerde loş ışıkta görme güçlüğü öne çıkar; zamanla yanlardan başlayan daralma, ilerleyen dönemlerde gündüz görmesi ve merkezi görme üzerinde de etkili olur.
Hastalığın dünya üzerinde yaklaşık 4 bin kişide bir görüldüğüne işaret eden uzmanlar, genetik yapının bu hastalığı açıklamada kilit rol oynadığını vurguluyor. Ülkemizde ise akraba evliliklerinin yaygın olması nedeniyle taşıyıcı formların daha sık ortaya çıkabildiği belirtiliyor. Retinitis Pigmentosa, bir hastalık olarak tanımlanmasına rağmen stresli yaşam alışkanlıkları, düzensiz beslenme, sigara-alkol tüketimi ve yetersiz uyku gibi etkenler hastalığın ilerlemesini hızlandırabilir. Bu nedenle sağlıklı yaşam alışkanlıkları hastalığın seyrini etkileyebilir.
Genetik testin önemi Hastalığın yayılma şekli ve aile içindeki riskler, genetik testiyle netleşir. Test sadece tanıyı doğrulamakla kalmaz; hangi kalıtım tipinin söz konusu olduğuna, yakın akrabaların risk durumuna ve gelecek nesillerdeki aktarım ihtimaline dair bilgi sağlar. Ayrıca gebelik planlamasında yol gösterici olur ve gerektiğinde göz dışında diğer sistemleri de etkileyebilecek potansiyel problemlere dair farkındalık yaratır.
Anne-babalara öneriler Hastalık sinsice ilerler ve gece görüşü bozulan bir kişi bunu dışarıdan fark edemeyebilir. Trafik lambalarının yeterli olduğu bir akşamda bile yanlardan görünen alanların daralması erken fark edilmesini güçleştirebilir. Bu yüzden ailenin dikkatli olması ve çocuğun karanlıkta görme denemelerini zaman zaman yapması faydalıdır. Örneğin, odada elin kaç parmak gösterildiğini söyleme veya bir objenin adını sorma gibi basit uygulamalar, erken aşamada uyarı sağlayabilir.
Tanı süreçlerinde ileri görüntüleme ve işitsel-testler Damlalı göz muayenesiyle retina katmanlarının incelenmesi, retina fotoğrafları ve optik koherens tomografi (OCT) ile ayrıntılı görüntüleme gereklidir. Eğer erken dönemde bulgular netleşmezse elektroretinografi (ERG) testiyle retina hücre yanıtları ölçülür ve tanı konulur.
Kök hücre ve gen tedavileri umut vaat ediyor Şu anda Retinitis Pigmentosa için tamamen iyileştiren onaylı bir tedavi bulunmuyor; ancak kök hücre çalışmaları hastalığın seyrini yavaşlatmaya odaklanıyor. Ayrıca gen tedavileri alanında da önemli adımlar atıldı. 2017’de FDA tarafından onaylanan Luxturna gibi ürünler, farklı genlere yönelik çalışmaların başlangıcını temsil ediyor. Doğru tanı ve genetik test, hastaların kendi genlerine yönelik gelişmeleri takip edebilmesi açısından hayati önem taşıyor.