ODTÜ ve TÜSEB iş birliğiyle sağlıkta üretken ekosistem için yenilikçi adımlar, araştırma ve teknoloji transferine güç katıyor.

ODTÜ ile Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı (TÜSEB) arasında önemli bir iş birliği protokolü imzalandı. Bu protokol kapsamında, TÜSEB koordinasyonunda hastanelerde kurulan Teknoloji Transfer Ofisi (TTO) ilk kez bir üniversitede hayata geçirilecek.
Toplantıda konuşan Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, Türkiye’nin sağlık alanında yalnızca hizmet üretmekle sınırlı kalmayıp; şimdi üretim ve teknoloji geliştirme yönünde de ilerlediğini vurguladı. Memişoğlu, “üreten sağlık” hedefine dikkat çekerek, TÜSEB ile koordineli olarak ODTÜ’de sağlık odaklı bir teknoloji transfer ofisinin kurulmasını ve bunun protokolle resmileştirilmesini açıkladı. Ülkenin sağlık hizmetlerinde öne çıkmasının yanında, teknoloji üretiminde de dünyaya örnek olacak bir konuma gelmesi için çalıştıklarını belirtti.
DAHA FAZLA ÜRÜN ÜRETECEĞİZ adlı bölümde, savunma ve sağlık alanlarında olduğu gibi, sağlık teknolojilerinin de üretildiğini söyleyen Memişoğlu, ülkenin bundan sonra daha fazlasını tasarlayıp imal edeceğini ifade etti. TÜSEB üzerinden bilim insanlarının bilgi ve fikirlerini ticari ürünlere dönüştürecek bir ekosistem kurma hedefini hatırlattı. ODTÜ’nün, geçmişten süregelen kurumsal birikimi ve teknoloji üretme kültürüyle bu misyon için önemli bir orta olduğu belirtti.
Yoğun ilgi gören Üreten Sağlık Portalı projesinin kısa sürede faaliyet göstermeye başlayacağını ifade eden Bakan, ocak 2026 sonu itibarıyla portalın 3 ayda yaklaşık 390 fikrin kaydını yaptığını söyledi. Bu veriler, bilim insanları ve çalışanlar arasında altyapı kapasitesinin ne kadar güçlü olduğunun göstergesi olarak değerlendirildi. ODTÜ gibi köklü bilim yuvalarının desteğiyle Türkiye’nin sağlık sanayisini, dünya standartlarında bir üretim merkezi haline getirme vizyonunun altı bir kez daha çizildi.
İmzalanan protokolün, hekimler, mühendisler ve bilim insanlarının oluşturduğu ekosistemde yeni başarıların önünü açması bekleniyor. Sağlık alanında üretim ve teknolojide ilerleme hedefiyle atılan bu adım, Türkiye’nin global sağlık pazarında daha etkin bir aktör olmasına katkı sağlayacak.