OAİB verileriyle 2025’te kesme çiçek ve süs bitkileri ihracatında rekor; Antalya’nın yükselişi ve sektördeki dinamikler hakkında kapsamlı analiz.

Orta Anadolu Süs Bitkileri ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (OAİB) 2025’i tüm zamanların en yüksek gelirine ulaştı. Başkan İsmail Yılmaz, kesme çiçek ve süs bitkileri ihracatında 160 milyon dolar elde ettiklerini ve yaklaşık 800 milyon dallık sevkiyat gerçekleştirdiklerini belirtti. Yılmaz, yılsonunda %15’lik bir artış kaydedildiğini ve 160 milyon dolarlık seviyeye ulaşmanın daha önce mümkün olmadığını vurguladı.
Keser Çiçek Denilince İlk Akla Gelen İl: Antalya 2026 için sektörde %12’lik bir büyüme hedefini açıklayan Yılmaz, Antalya’nın kesme çiçek ihracatında başı çektiğini ifade etti. İhracatın yaklaşık %95’inin Antalya üzerinden yapıldığına dikkat çekti ve ilin Türkiye’nin en çok ihracat yapan ili olduğunu kaydetti. Ayrıca bölgede yaklaşık 10 bin dönümlük bir üretim alanı bulunduğunu ve ihracatın Avrupa başta olmak üzere Hollanda, İngiltere, Almanya, Romanya ve Bulgaristan gibi ülkelerde gerçekleştiğini belirtti.
12 Aylık Üretim Modeli Kesme çiçek üretiminin Antalya’da 8 ay, yaz mevsimini ise Isparta’da 4 ay olarak düzenlenen bir modelle 12 aya yaydığını ifade eden Yılmaz, Antalya ile Isparta arasındaki entegrasyon sayesinde üretimin yıl boyu sürdüğünü ve ihracat akışının bu sayede kesintisiz devam ettiğini belirtti. Isparta’daki yayla üretiminin Antalya’ya katılmasıyla toplam üretim alanı 1500 döneme ulaşırken, bu sayede sezon tüm yıl boyunca müşterilere ulaştırılabiliyor.
Kur Dalgalanmaları ve İhracat Stratejisi Süs bitkileri ve kesme çiçek sektörünün dolar ve euro kurları ile enflasyon arasındaki ilişkinin zorlu olduğunu anlatan Yılmaz, küresel rekabetin fiyatları etkilediğini ve maliyetlerin kur artışından çok daha hızlı arttığını ifade etti. Üretim maliyetleri ile satış fiyatları arasındaki fark, sektör için önemli bir sıkıntı yaratıyor.
Üretim İçin Kamu Arazisi Desteği Sektörün en önemli sorunlarından biri olan arazi maliyetleri konusunda Yılmaz, Antalya’da kamuya ait ve Hazine adına tahsis edilecek arazilere uzun vadeli kiralama imkanı sağlanmasının sektörün büyümesini destekleyeceğini belirtti. Özellikle imar değişiklikleri nedeniyle mevcut üretim alanlarının tehdit altında olduğunu, alternatif arazilere erişimin zor olduğunu dile getirdi. Şu anki üretim alanının imara dahil olması ve yeni arayüzlerin bulunması halinde ihracatın sürdürülebilir biçimde artacağını söyledi. Şu anda Altınova’da bulunan üretim alanı da bu meseleyi somut bir şekilde gösteriyor; imar baskısı ve arazi maliyetleri, yatırım için önemli engeller sunuyor.
(DHA)