Nişantaşı’nda kiracı ve ev sahibi arasındaki tahliye krizi ve hukuki süreç: süreçler, haklar ve çözümler hakkında kısa bir rehber.

İstanbul’un Nişantaşı semtinde başlayan bir kira sözleşmesi, karşı tarafın yabancı uyruklu olması nedeniyle dikkat çekici bir tahliye süreciyle sonuçlandı. Ev sahibi, 1 Eylül 2021 tarihinde daireyi 20 bin TL bedelle kiraya verdi ve aradan geçen zaman içinde kira bedeli 80 bin TL’ye ulaştı.
Sonrasında ortaya çıkan tartışmalar, ev sahibinin 4 Kasım 2023 tarihli bir tahliye taahhüdü iddiası üzerine kiracıyı evden çıkarmaya çalışmasıyla devam etti. Ancak kiracı, icra takibine itiraz ederek süreci durdurdu ve takip askıya alındı.
Tahliye taahhüdü krizinin merkezinde, kiracının yabancı uyruklu oluşu nedeniyle hukuki zorluklar yer aldı. Avukat Gizem Gonce, olayın mal sahibinin bir taşınmazında kiracı konumunda bulunan Suriyeli kişinin icra takibine itiraz etmesiyle nasıl ilerlediğini anlattı. Bu itiraz, takibin durdurulmasına yol açtı.
Mahkeme, 5 Kasım 2023’te yapılacak başvuru sonrasında kira sözleşmesinin geçerliliğini ve tahliye taahhütnamesinin hukuka uygunluğunu değerlendirdi. 21 Aralık 2025 tarihinde verilen karar, kiracının tahliye taahhüdüne itirazının reddedilerek evin tahliye edilmesi yönünde oldu. Mahkeme ayrıca kira sözleşmesinin devam ettiğini ve taahhütnamenin kiracı tarafından doğru şekilde imzalandığını belirtti; kiracının belirtilen sürede evi tahliye etmediği, itirazın ise bu gerekçelerle reddedildiği ifade edildi.
Yargılama giderleri ve vekalet ücreti konusunda karar da netleşti: kiracı, yaklaşık 7.109 TL yargılama giderini ve 57.800 TL vekalet ücretini ödeyecek durumda bulundu.