Nilüfer Belediyesi’ndeki imar ve şehircilik operasyonunda yolsuzluk ve rüşvet iddialarına tepki: gelişmeleri hızlı ve güvenilir şekilde takip edin.

Geçtiğimiz yıl Bursa’da 10 Ekim’de düzenlenen operasyonun ardından Erdem’in ekibiyle bağlantılı çok sayıdaki kişi hakkında bir iddianame hazırlanmıştı. Aralarında Erdem’e yakın isimler ve Nilüfer Belediyesi’nden bazı müdür düzeyinde kişiler ile özel sektör temsilcileri de bulunuyordu. Suçlamalar arasında örgüt kurma ve yönetme, örgüte üye olma, rüşvet ve imar kirliliğine neden olma yer alıyordu.
İddianamede, Hulusi K. adlı inşaat firması sahibi ile ilgili olarak hastane inşaatı projesi üzerinden rüşvet verme iddiaları toplu beyanlar ve telefon kayıtlarıyla desteklenmiş durumda. Hulusi K., projenin onay sürecinin hızlandırılması karşılığında toplamda 150 bin dolarlık ödeme yapıldığını ileri sürerken, toplantıların Nilüfer Belediyesi İmar ve Şehircilik Müdürlüğü’nde Ayşegül E. ile birlikte gerçekleştirildiğini ve Erdem’in de toplantılarda çeşitli taleplerin gündeme getirildiğini belirtti.
İşte iddianamede öne çıkan beyanlar arasında, belediyedeki üst düzey yöneticilerin proje sahipleriyle yapılan görüşmelerde %50 bin dolar ve %100 bin dolar tutarındaki ödemelerin kabul edildiğine dair konuşmalar yer alıyor. Ayrıca, başkanlık makamında alınan kararlar ve ruhsat süreçleri hakkında süregelen bir baskı hissi ve süreci hızlandırma yönünde baskı oluşturan mesajlar da bu belgelerde yer buldu.
Telefon kayıtlarında, Erdem ve Ayşegül E. arasında geçen yazışmaların içeriklerinde, para transferleri ve süreçlerin hızlı ilerletilmesi konuları sık sık gündeme geldi. Ayrıca, bazı mesajlarda sürecin sonuçlanması için gereken adımların atılması talimatı verildiğine dair kayıtlar bulundu. Bu mesajlar arasında, projenin kabul edilmesi için gerekli olan imzaların hızla atılmasını talep eden ifadeler de görülüyor.
İddianamede, Şemsi O. adlı sanığın telefonunda yer alan ve adının kayıtlı olmadığını belirten bir kullanıcıdan gelen mesajlarda, belediye süreçlerine yönelik baskı ve yardımların istenmesi gerektiği yönündeki ifadeler dikkat çekti. Ayşegül E. ile Tamer İ. arasındaki görüşmelere ait ses kayıtlarında ise uzun süren dosyalama ve imza süreçlerinin nasıl yönlendirildiğine dair iddialar yer alıyor.
Arama sırasında Tamer İ.’nin evinde bulunan ve çok sayıda para olarak değerlendirilebilecek desteler halinde Türk Lirası ve dolar fotoğrafları da belgelerde yer aldı. İddianamede, örgüt liderliğini Erdem’in üstlendiği, yöneticilik görevinin ise Tamer İ. ve Ayşegül E. tarafından yürütüldüğü iddia ediliyor. Bu kişiler için, 2018-2024 arasındaki eylemler nedeniyle “suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve yönetme” suçundan 10 yıl cezaya kadar, “rüşvet almak” suçundan 12’şer yıla kadar ve “imar kirliliğine neden olma” suçundan 5’er yıla kadar hapis cezaları talep ediliyor.
Diğer sanıklar için de aynı çerçevede çeşitli cezalar talep edilmekte; bazıları için “örgüte üye olmak”, bazıları için “rüşvet almak veya vermek” gibi suçlamalar bulunuyor. Dava kapsamında, operasyonla ilgili çok sayıda beyan ve delil üzerinde duruluyor ve suç örgütü kurma ile yönetme ve rüşvet eylemlerinin toplu olarak değerlendirilmesi hedefleniyor.