Necati Tosuner’in yaşamı ve edebi mirası üzerine kısa bir hatırlatma; şiir ve yazının izinde aydınlık bir yolculuk.

Güçlü bir yapıt diline sahip olan Necati Tosuner, Türkiye edebiyatında öykü ve roman sahasında derin izler bırakarak aramızdan ayrıldı. Uzun bir tedavi sürecinin ardından hayatını kaybeden usta yazarın vefatı, edebiyat camiasında yankı uyandırdı; yakınları ve okuyucuları için bir yas dönemi başlattı.
Günışığı Kitaplığı’nın açıklamasında Tosuner’in, insan iç dünyalarını, yalnızlıkla yüzleşmeleri ve modern yaşamın kırılgan yanlarını yalın ama çarpıcı bir üslupla ele aldığı vurgulanıyor. Yarım asrı aşan edebiyat yolculuğu boyunca pek çok kuşağa ilham veren Tosuner, çağdaş Türk edebiyatının özgün ve güçlü seslerinden biri olarak hatırlanacak.
Yarın Caddebostan Kültür Merkezi A Salonu’nda düzenlenecek anma töreni ve aynı gün ikindi namazını müteakip Bostancı Kuloğlu Camisi’nde kılınacak cenaze ile Tosuner’in defni Küçükyalı Mezarlığı’nda gerçekleştirilecek. Bu süreçte ailesine ve dostlarına başsağlığı dilekleri iletiliyor.
NECATİ TOSUNER HAKKINDA
Ankara’da 1944 yılında doğan Tosuner, çocukluğunda geçirdiği sağlık sorunlarına rağmen yazınsal üretimini sürdürdü. İlk öyküsünü 1963’te yayımlayan yazar, Pertevniyal Lisesi’ni 1966’da bitirdi. Üniversite eğitimini yarıda bıraktıktan sonra Almanya’da iki yıl geçiren Tosuner, 1977’de Derinlik Yayınevi’ni kurup yönetti. Basın İlan Kurumu’nda kısa bir süre çalışan Tosuner, yayınevini 1986’da kapattı ve 1996’da emekli oldu. Öykülerinin ilham kaynağı olan çocukluk engeli, eserlerinde derin izler bıraktı.
İlk öyküsü Ankara’da yayımlanan “Resimli Posta” ile başlayan edebi yolculuğunda, Tosuner’in eserleri Havadis, Milliyet, Orkun, Hisar, Yeni Ufuklar, Varlık, Türk Dili, Türkiye Yazıları, Papirüs, Soyut, Yeni Edebiyat, Gösteri ve Milliyet Sanat gibi pek çok mecrada yayımlandı.