Ramazan ışığında MTTB gençliğinin barış ve adalet başkaldırısı; dayanışma, tevazu ve sorumlulukla toplumu dönüştüren gençlik hareketi.

Birlik Vakfı Genel Merkezi’nde düzenlenen Milli Türk Talebe Birliği 44. Ananevi İftarı’nda konuşan Yılmaz, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın selamını katılımcılara iletti. Ramazan’ın farklı bir atmosfer taşıdığına dikkat çekti ve bu ayın ilim ve hikmetle dolu bir yolculuk olması temennisinde bulundu.
MTTB’nin köklü geçmişine değinen Yılmaz, 110 yıllık bir çınar olarak gençliğin ufkunu genişleten toplantılar ve sohbetler kurduğunu hatırlattı. Necip Fazıl Kısakürek’in sözlerini hatırlatarak, zemin veya terasla sınırlı kalmayan bir mücadeleye vurgu yaptı ve MTTB’nin fikir ve ideal açısından sağlam bir yapı olduğunu yinelenen bir şekilde vurguladı.
Türkiye’nin gençlik tarihi açısından önemli bir konuma sahip olan bu teşkilatın, akademisyenlerden sanatçılara kadar geniş bir yelpazede etkili isimler yetiştirdiğini belirtti. Erdoğan’ın da gençlik yıllarında bu hareket içinde yer almış olmasının, MTTB’nin ülke yönetimine uzanan birikimine anlamlı bir işaret olduğunu ifade etti.
Yılmaz, MTTB’nin eğitim, burs ve sosyal sorumluluk projeleri gibi alanlarda aktif çalışmalarını memnuniyetle gördüklerini söyledi. Millî Teknoloji Akademisi gibi son dönemde hayata geçirilen projelerin, gençliğin bilim ve üretimde söz sahibi olmasını hedeflediğini belirtti. Üniversite gençliğinin fikri birikimi, ahlaki duruşu ve sorumluluk bilinciyle yetişmesinin Türkiye’nin geleceği açısından büyük önem taşıdığını vurguladı.
Uzun yıllar Kalkınma Bakanlığı yapmış olan Yılmaz, kalkınmanın yalnızca ekonomiden ibaret olmadığını, insanın da en temel unsuru olduğunu ifade etti. Hedefler belirleyip bu hedefler doğrultusunda organize olan toplumların kalkınmışlık düzeyine ulaşacağını dile getirdi. Kudüs ve Filistin meselelerinin MTTB hafızasında özel bir yer tuttuğunu hatırlatan Yılmaz, Mescid-i Aksa’ya yönelik saldırıların dönemeçlerinde gençliğin adalet ve hakkaniyet duygusunu öne çıkardığını söyledi.
Gazze’deki insani tablonun dünyanın vicdanını derinden yaraladığına değinen Yılmaz, Ramazan’ın rahmet ve merhamet ikliminde yaşanan bu acıları yürekten paylaştı. Filistin meselesinin insanlığın vicdanı ile ilgili bir mesele olduğunun altını çizdi. “HUKUKU, BARIŞI, SULHU, MÜZAKEREYİ, DİPLOMASİYİ, ADALETİ SAVUNMAYA DEVAM EDECEĞİZ” ifadesiyle, Türkiye’nin bölgede ve küreselde barışı savunmaya olan kararlılığını bir kez daha belirtti.
Tarafların müzakere masasına dönmesi ve bölgedeki çatışmaların son bulması yönündeki çağrısı sürerken, Yılmaz güçlü bir iç cepheye ihtiyaç olduğunun altını çizdi. İç dinamizmin güçlendirilmesiyle bölgesel etkilerin boşa çıkarılabileceğini söyleyen Yılmaz, terörün yol açtığı ekonomik kaybı 2 trilyon doların üzerinde hesapladıklarını ve bu kayıpların kalkınmaya dönüştürülebilmesi için çaba gerektiğini belirtti. Türkiye Yüzyılı’nı inşa etme hedefiyle kardeşlik, birlik ve beraberlik mesajlarını tekrarladı.
MTTB çatısı altında yetişen gençlerin, Filistin davası başta olmak üzere tüm çatışma alanlarında adaletli bir barışın yanında olacağını ifade eden Yılmaz, bu emaneti taşıyan kuşakların dünyadaki zulümlere karşı sesini yükselteceğini vurguladı. Türkiye’nin küresel arenada istikrarlı liderliğini sürdürmesi gerektiğini belirterek, kaynakların israfı yerine milletin refahı için kullanılmasının önemine değindi. Son olarak, geçmişten bugünlere uzanan hassasiyetin gençler aracılığıyla gelecek kuşaklara aktarılacağını ifade etti.
Programa, eski TBMM Başkanı İsmail Kahraman, MTTB Genel Başkanı Tahsin Başarı ve davetliler katıldı.