Genç yaşlarda ani kalp krizi riskleri ve genetik eğilimler üzerine güncel, güvenilir bir değerlendirme. riskler, belirti ve önleme yollarını özetler.

Son dönemde yaşanan iki trajik kayıp, kalp krizinin sadece ileri yaşlara özgü olmadığını yeniden hatırlattı. 35 yaşındaki Ece İrtem’in vefatıyla başlayan süreç, ardından Gebze Cumhuriyet Savcısı Ayhan Uyumaz’ın duruşma sırasında ani kalp krizi sonucu yaşamını yitirmesiyle devam etti. Uzmanlar, gençler arasındaki ani kalp ölümlerinin altında yatan çok sayıda faktörü işaret ederek, risklerin erken dönemde belirlenmesi ve düzenli sağlık kontrollerinin önemine vurgu yapıyorlar.
Toplumda kalp krizi algısı genelde yaşlılıkla sınırlansa da, genç yaşlarda da görülebilen damar sorunları ve associated durumlar söz konusu. Ailesel yatkınlık, kolesterol yükseklği gibi genetik etkenler, çocukluk yıllarından itibaren damar tıkanıklığı gelişimine zemin hazırlayabiliyor. Özellikle ailesinde erken yaşta kalp krizi öyküsü olan kişilerde bu süreç daha erken başlayabilir ve bu durum genç hastalarda da dikkate alınmalıdır.
Genetik faktörler ve yaşam tarzı etkileşimi, gençlerde kalp krizi riskini belirleyen temel unsurlardır. Ailesel kolesterol yüksekliği gibi durumlar, erken dönemde damar sertleşmesini tetikleyebilir ve 30’lu yaşlarda bile ciddi damar tıkanıklıklarına yol açabilir.
Sigara içme, obezite, hareketsiz yaşam gibi alışkanlıklar ise riskleri daha da çoğaltır. Yoğun stres, aşırı fiziksel efor ya da beklenmedik bir tetikleyici de ani ritim bozukluklarını tetikleyebilir.
KOVİD-19’un etkisi konusunda yapılan değerlendirmelerde, enfeksiyonun kalp krizi riskini artırdığı, fakat aşıların bu riski artırmadığı yönünde net bulgular bulunmaktadır. Aşı sonrası kalp krizi oranı çok düşük iken, enfeksiyonun kendisinin damar iltihabı ve pıhtılaşma süreçlerini tetikleyerek riski yükselttiği belirtilmektedir.
Çocuklar ve gençler için uyarılar arasında, aile öyküsünün ihmal edilmemesi gerektiği vurgulanıyor. Ailesinde genç yaşta ani ölüm veya kalp hastalığı öyküsü olanların, belirtiler görüldüğünde kardiyolojik değerlendirme yaptırması önerilmektedir. Lisanslı spor yapan gençlerde ise yarışmalı sporlar öncesi en az bir kez kalp sağlığı kontrolünün yaptırılması hayat kurtarıcı olabilir.
Genetik hastalık poliklinikleri konusunda ise hastanelerde bu alanda yoğun bakım ve tetkik süreçlerinin ayrı birimler halinde güçlendirilmesi gerektiği ifade ediliyor. Böylece riskli aileler tek merkezden takip edilerek erken müdahale olanakları artırılabilir.