ABD-Türkiye stratejik diyalog ve yatırım adımlarıyla ortak perspektifler ve gelecek için hedeflenen işbirliği ve büyüme potansiyelini vurgulayan özet

ABD ile olan ilişkilerimizi yalnızca ekonomi üzerinden düşünmüyoruz; stratejik bağlarımızı güçlendirmek, ticari alanın ötesinde karşılıklı fayda sağlayacak bir dayanışmayı hedefliyoruz. Bölgemizde ve dünyada yaşanan çatışma ve krizler, karşılıklı diyalog ve güven temelinde hareket etmemizi zorunlu kılıyor.
İki ülkenin kurduğu açık ve yapıcı diyalog sayesinde Orta Doğu’daki dinamikler başta olmak üzere küresel meselelerde olumlu sonuçlar elde edilmesi mümkün oluyor. NATO ziyareti ve üst düzey iletişimler bu ilişkiye yeni bir enerji kattı ve güven ortamını güçlendirdi.
İkili ticaret hacmimizi daha da büyütme hedefimiz orta vadede 100 milyar dolara ulaşmak; bu yılın ilk yarısında 28 milyar dolarlık bir performansla yol alınmaktadır. Global olarak en kritik coğrafyalardan birinde yer alan Türkiye, krizlere ve çatışmalara rağmen istikrarını sürdürmüş ve güçlenen bir konuma ulaşmıştır.
Ekonomik dayanıklılığımız ve kendine güvenen duruşumuz, yatırım atmosferini daha da çekici kılıyor. Ülkemize yatırım yapanlar için kurumlar vergisini düşürdük; ayrıca transit ticaretten elde edilen kazançlar bu vergiden muaf tutuluyor. Özellikle yatırımcılara açık mesajımız net: operasyonlarınızı Türkiye üzerinden yönetin ve güvenli bir altyapı ile büyümeyi sürdürün.
Enerji alanında nükleer LNG gibi projeler dahil olmak üzere enerji ve sivil havacılık gibi yüksek teknoloji odaklı alanlarda ABD ile ortaklıkları daha ileri taşıma amacı taşıyoruz. Savunma sanayinde Türkiye, bölgesel rolünün ötesinde dünya çapında talep gören bir aktöre dönüşmüştür; bu dönüşüm iki müttefik olarak bize yeni iş birliği kapıları açıyor.
Aramızda eskiden kaldığı düşünülen engelleri geride bırakarak, mevcut güç birliğini çok boyutlu bir iş birliği ve ortak üretim olanaklarıyla derinleştirmek istiyoruz. Bu adımlar, karşılıklı fayda odaklı bir gelecek için yeni bir ivme yaratacak.