New Mexico’daki meta davalarıyla gençleri koruma çabalarını, küresel düzenlemelerle buluşturan kapsamlı bir inceleme.

New Mexico’da açılan davada Meta’nın genç kullanıcıları yeterince korumadığı ve algoritmaların onları riskli içeriklere sürüklediği iddia ediliyor. Başsavcılık, şirketin gelir odaklı yaklaşımının çocuk güvenliğini geri planda bıraktığını savunuyor ve delillerin, Facebook ile Instagram’ın gençleri bağımlı hâle getirerek savunmasız bıraktığını göstereceğini ileri sürüyor.
İddialar, Meta’nın platformlarında çocuklara yönelik cinsel istismar, taciz, şantaj ve hatta insan kaçakçılığına varan tehditleri görmezden geldiğini öne sürüyor. Dava sürecinde Meta’nın algoritmaları da merkeze alınırken, gençlerin maruz kaldığı tehlikeler daha net bir şekilde ortaya konulmaya çalışılıyor. Açılışta şirket yöneticilerinin kamuoyuna sunduğu mesajlarla içerdeki tartışmaların bazen çeliştiği vurgulanıyor.
Başsavcılık, tüketici koruma yasalarını ihlal etmekle suçlanan Meta’nın kamu zararını da göze alarak hareket ettiğini iddia ediyor. Davaya konu ifadelerde, Meta’nın çocukları bilerek istismar ve ruh sağlığı açısından kırılgan hâle getirdiği ve bunun temel motivasyonunun gelir elde etmek olduğuna işaret ediliyor.
Meta ise suçlamaları reddederken, kullanıcıları kandırmadıklarını ve riskleri kullanıcılarla paylaştıklarını savunuyor. Şirket, gençleri korumaya yönelik içerik kısıtlamaları, mesajlaşma güvenlik araçları ve kullanıcı bilgilendirme sistemlerini örnek gösteriyor. Avukatları, risklerin her an tespit edilemediğini belirtirken teknik sınırlamalara dikkat çekiyorlar ve belgelere yönelik eleştirileri de dile getiriyorlar.
Bu dava, Meta’ya karşı açılan tek dosya olmadığını gösteriyor. Amerika genelinde birçok eyalette benzer iddialar gündeme geliyor ve bazıları Los Angeles’ta süren ek yargılamalarla devam ediyor. Orada, genç yaşlarda sosyal medya kullanımı nedeniyle beden algısı bozukluğu ve ruh sağlığı sorunları işaret ediliyor. Aynı davada TikTok ve Snapchat’in çatı şirketleriyle ilgili önceki bir uzlaşma da bulunmuştu.
15 ülkede sosyal medya için yaş sınırlaması tartışmaları hız kazanıyor. Uzmanlar, çocuklarda sosyal medya bağımlılığına bağlı olarak yalnızlık, depresyon, kaygı ve dikkat sorunları gibi sorunların artabileceğini belirtiyor. Dijital medya kullanımının uzun süreli etkileriyle ilgili pek çok rapor da bu endişeleri güçlendiriyor. Avustralya’da gençler için sosyal medya erişimini kısıtlayan bir yasa yürürlüğe girerken Fransa da benzer bir yaklaşımı hayata geçiriyor. Bu iki ülkeden sonra 16 yaş altı kullanıcılar için sosyal medya yasakları giderek daha çok konuşulur hâle geliyor; Yunanistan, Polonya, Portekiz, Danimarka ve Norveç de dahil olmak üzere yaklaşık 15 ülke, bu düzenlemeleri kademeli olarak hayata geçiriyor.