Mazimizin Bekçisi: A. Süheyl Ünver sergisi ve TÜYEK Dijital Külliyathanesiyle kültürel mirasın erişime açılması, zengin tarihsel izler ve dijital keşifler için eşsiz bir yol.

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, yazma eserlerin korunması ve erişime kazandırılması yönündeki çalışmaları bir adım ileri taşıyan Mazimizin Bekçisi A. Süheyl Ünver Sergisi için Rami Kütüphanesi’ni ziyaret etti. Açılışa, AK Parti İstanbul Milletvekili Sevan Sıvacıoğlu, İstanbul Vali Yardımcısı Süheyl Uçar ve Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanı Coşkun Yılmaz ile pek çok ilim insanı ve araştırmacı katıldı.
DÜNYANIN EN KAPSAMLI YAZMA ESER PLATFORMU başlığı altında, TÜYEK’in dijitalleşme yolculuğuyla ilgili verileri dile getiren Bakan Ersoy, platformun dünyanın en büyük yazma eser hazinelerinden birini yönettiğini belirtti. Kurumun dijital platformunda 640 bin eserin künye bilgileri yer almakta ve 483 bin 600 yazmanın dijital görüntüsüne erişim sağlanabilmektedir. Bu sayılar, platformun küresel ölçekte önemli bir veri tabanı hâline geldiğini göstermektedir.
357 CİLTLİK DEV KÜLLİYAT VE ÜCRETSİZ ERİŞİM ifadesiyle devam eden konuşmada Ersoy, yalnızca korumanın ötesinde kataloglama, dijitalleştirme ve ilmi neşir faaliyetleriyle geniş çaplı bir külliyatın ortaya konulduğunu vurguladı. Edebiyattan tarihe, hukuktan tıbba; İslâm ilimlerinden matematik ve astronomiye kadar pek çok alanda yazılan eserlerin tercüme, tahkik ve tıpkıbasım yöntemleriyle yeniden yayımlandığını belirtti. Sonuç olarak 357 cilt ve 244 bin 194 sayfaya ulaşan bir külliyatın ilim dünyasına kazandırıldığını ifade etti. Ayrıca yayımlanan eserlerin e-kitap formatında ücretsiz erişime açıldığını ve bu uygulamanın akademik çevreler ile vatandaşlar tarafından yoğun ilgi gördüğünü ekledi.
DÜNYANIN EN BÜYÜK RESTORASYON LABORATUVARLARINDAN BİRİ başlığı altında, yazma eserlerin korunması ve ihyası konusundaki çalışmalara değinen Ersoy, Rami Kütüphanesi’nde kurulan restorasyon merkezinin bu alanda örnek bir yapı olduğunu söyledi. Merkezde bugüne kadar yaklaşık 5 bin eserin restore edildiğini, on binlerce eserin ise bakım ve koruma işlemlerinden geçirildiğini belirtirken, bu merkezinin uluslararası arenada önemli bir konuma sahip olduğunu vurguladı.
Yazma eserlerin taşıdığı değere vurgu yapan Bakan Ersoy, “Yazma eserler yalnızca geçmişin bir hatırası değildir. Onlar, bugünü anlamanın ve gelecek için sağlam bir zemin kurmanın temel taşlarıdır.” diyerek konuşmasını pekiştirdi. Bu anlayış doğrultusunda yürütülen yayın faaliyetleriyle İmam Buhârî’den İbn Sînâ’ya, İbn Haldûn’dan Mevlânâ’ya; Fuzûlî, Bâkî ve Matrakçı Nasuh gibi isimlerin eserlerinin yeniden ilim dünyasına kazandırıldığını aktardı. 1001 Eser Projesi ile medeniyetimizin başyapıtlarının gün yüzüne çıkarıldığı ve tıpkıbasım ile çeviri çalışmaları sayesinde bu eserlerin toplumun tüm kesimlerine ulaştırıldığı da vurgulanmıştır.