Küresel Para Haftası, Türkiye’de gongla açıldı; gençlere finansal okuryazarlık için yeni adımlar ve eğitim fırsatları sunuluyor.

Uluslararası ölçekte çocuklar ve gençler için farkındalık oluşturan Küresel Para Haftası’nın Türkiye etkinlikleri, Borsa İstanbul’daki gong töreniyle başlamış oldu. 2012 yılında başlayan ve 2018’den itibaren OECD önderliğinde yürütülen bu küresel girişim, 176 ülkede eşzamanlı olarak kutlanıyor. Türkiye’de koordinasyonu SPK tarafından yürütülen hafta, Hazine ve Maliye Bakanlığı ile SPK, Borsa İstanbul ve Türkiye Sermaye Piyasaları Birliği’nin işbirliğiyle açılış törenine ev sahipliği yaptı.
Üniversite öğrencilerinin katılımıyla gerçekleştirilen törende, konuşmalar yapan Hazine ve Maliye Bakan Yardımcısı Osman Çelik, Küresel Para Haftası’nın yalnızca bir hafta etkinliği olmadığını, toplumun tüm kesimlerinde finansal bilinç ve farkındalık oluşturmayı amaçlayan güçlü bir uluslararası çaba olduğunun altını çizdi. Finansal okuryazarlığın, bütçe yönetimini geliştirmenin ötesinde güvenli ve kapsayıcı bir finansal sistemin temel taşlarından biri olduğunu vurguladı.
“KARARLI BİR DEZENFLASYON SÜRECİ YÜRÜTÜYORUZ” diyen Çelik, dünya ekonomisinde artan jeopolitik riskler ve sıkılaşan küresel finansal koşullara karşı Türkiye’nin ekonomi programı sayesinde kaydettiği mesafeyi anlattı. Para politikası, makro ihtiyati tedbirler ve mali disiplinin etkisiyle finansal istikrarın güçlendiğini; büyümenin sürdüğünü ve 2025 yılında milli gelir ile kişi başına gelirde kaydedilen iyileşmenin altını çizdi.
“GENÇLERİN PARAYI ANLAMASI VE YÖNETMESİ OLUKLU ÖNEMLİ” şeklinde konuşan Karahan, erken yaşlardan itibaren farkındalık oluşturan bir yaklaşımın finansal istikrar ve kalkınma için elzem olduğuna dikkat çekti. TCMB’nin temel hedeflerini hatırlatarak fiyat istikrarının önemine değinen Karahan, enflasyonun bireylerin para tercihlerini nasıl etkilediğini ve bu süreçte tasarruf ile yatırım kararlarının nasıl zarar görebileceğini örneklendirdi.
“KISA SÜREDEKİ YÜKSEK KAZANÇ VAADLERİNE KARŞI DIKKATLİ OLMAK GEREKİYOR” diyen Karahan, fiyatların toplumun her hanesinde farklı bir yansıma bulduğunu ve enflasyonun günlük yaşamı nasıl etkilediğini açıkladı. Finansal okuryazarlıkla elde edilecek bilgi ve risk farkındalığının, doğru kararlar almak için kritik olduğunun altını çizdi. Dijitalleşmenin getirdiği kolaylıklar yanında yeni risklere karşı uyanık olunması gerektiğini vurguladı.
“ÜNİVERSİTE ÖĞRENCİLERİ İLE BİR ARAYA GELECEĞİZ” diyen Karahan, gençlerin ekonomi ve finans konularında merakını desteklemek amacıyla üniversitelerde de benzer toplantılar düzenleyeceklerini belirtti. Vatandaşlarla doğrudan iletişim kurmayı hedefleyen bu süreçte, 2025’ten itibaren sahalarda daha geniş kapsamlı etkinlikler gerçekleştireceklerini ifade etti.
SPK BAŞKANI İBRAHİM ÖMER GÖNÜL, Küresel Para Haftası’nın gençleri erken yaşlardan itibaren tasarruf ve yatırım konusunda bilinçlendirmeyi amaçlayan bir farkındalık kampanyası olduğunu ifade etti. Küresel ölçekte finansal okuryazarlık çalışmalarına yön verdiklerini söyleyerek, özellikle çocukluk ve gençlik dönemlerinde birikim yapma alışkanlığını kazandırmanın önemine vurgu yaptı.
Gönül, 2026 temasını “Akıllı Para” olarak belirlediklerini ve spekülatif yüksek kazanç vaatlerine karşı temkinli olunması gerektiğini belirtti. Ayrıca Milli Eğitim Bakanlığı ile ortak yürütülen projeler çerçevesinde yaklaşık 18 milyon gence ulaşmayı hedeflediklerini açıkladı. Üniversitelerde gerçekleştirilecek seminer ve konferansların bu hedefe hizmet edeceğini sözlerine ekledi.
TSPB YÖNETİMİ KARAGÖZ ise Küresel Para Haftası’nın Türkiye’de SPK koordinasyonunda kutlanmasının, finansal eğitim çalışmalarını daha geniş kitlelere ulaştıracağına inandıklarını kaydetti. Gençlere tasarruf kültürünü, bilinçli tüketimi ve girişimci bakış açısını aşılamanın temel amaç olduğunu belirtti. Dijitalleşen dünyada finansal okuryazarlığın temel bir yaşam becerisi olduğunun altını çizdi.