Küresel güç oyunlarıyla bölgesel riskler: Savaş olasılıklarının ekonomiye ve göçe etkilerini derinlemesine analiz ediyor.

Güç dengelerinin küresel ölçekte değişeceği potansiyel gelişmeler, üç kritik noktada yüzeye çıkıyor: Rusya-Ukrayna çatışmasının NATO’nun caydırıcılığını zorlayacak biçimde yeniden şekillenmesi, Orta Doğu’da 12 Gün Savaşı’nın etkilerinin sürmesi ve Çin’in Tayvan’a olası askeri adımları. Bu durumlar, bölgesel güvenlik mimarisinde yeni kırılmalara yol açabilir.
Maliyetlerin belirleyici rolü: Tayvan etrafında bir çatışmanın ihlal edici mali yükleri 10 trilyon doların üzerine çıkabilir. Avrupa’nın kendi savunma kapasitesini güçlendirmek için ek olarak yüzlerce milyar dolarlık yatırım yapması gerekecek ve ABD’nin varlığı olmadan Avrupa savunması 344 milyar dolarlık ek yük altına girebilir. Rapor, ABD’nin tamamen geri çekildiği bir senaryoda Avrupa’nın savunma bütçelerinin 1 trilyon doları aşabileceğini öne sürüyor. Ayrıca Grönland’a yönelik hareketlerin NATO içindeki güvenlik dinamiklerini tetikleyebileceği, bu durumun da Avrupa’daki ABD bağımlılığını uzun vadede sürdürdüğü belirtildi.
Orta Doğu’da göç baskısı ve güvenlik kaygıları: 12 Gün Savaşı’nın siyasi olarak netleşmediği bu dönemde nükleer ve balistik füzelerin envanterine dair varsayımların netleşmesi, diplomatik çözümlerin yetersizliğini gösteriyor. En kritik tehdit, İran’ın Katar’daki ABD üssüne yönelik olası saldırı ihtimalinin Körfez bölgesine genişlemesiyle eser kalan savaş senaryosunun göç dalgalarını tetiklemesi olarak özetlenebilir. İran-İsrail savaşı ölçek olarak hidrokarbon piyasalarını sarsabilir ve küresel ekonomide dalgalanmalara neden olabilir; kontrolden çıkabilecek bir çatışma ise ciddi göç akımlarını tetikleyebilir.