Ankara’daki bu kararla konut tahliyesinde haklılık ve gider dağılımını inceleyen yönlü rehber niteliğinde bir özet.

Y.E., Sincan’da bulunan konutunu 14 Haziran 2019 tarihinde S.B.’ye kiraya verdi. Altı yıl sonra, Haziran 2025’te kira yenileme dönemi yaklaşırken Y.E., oğlunun konut ihtiyacı nedeniyle kiracıdan evi boşaltmasını talep etti. Ev sahibi, oğlunun başka bir yerde barınma olanaklı olmadığını belirterek konuta ihtiyaç duyulduğunu savundu. Kiracı S.B. ise konutundan ayrılmak için süre talep etti. Taraflar arasındaki uzlaşmazlık çözülemeyince Y.E., zorunlu ara buluculuk sürecine başvurdu. Görüşmelerde de uzlaşma sağlanamadı.
AÇIKLANAN TAHLİYE HAKKININ SONUÇLARI Bu süreç sonrası Y.E., avukatı aracılığıyla 10 Temmuz 2025’te Ankara Batı 7. Sulh Hukuk Mahkemesi’nde oğlunun konut ihtiyacı gerekçesiyle tahliye davası açtı. Davaya konu olan evde, kira sözleşmesinin yenilenmesi için gerekli süreyi talep eden kiracı S.B., dava açıldıktan yaklaşık bir ay sonra evi boşaltıp anahtarı ev sahibine teslim etti. Mahkemede söz alan S.B., “Haziran ayında çıkış talebiyle karşılaştım. Kontratımız yenilenme zamanında olduğundan 1,5 aylık bir süre talep ettim ve bu süre içinde konutu tahliye ettim. Neden dava açıldığını anlayamadım. Arabulucuya da işim nedeniyle gidemedim.” şeklinde konuştu. “EV SAHİBİ HAKLI” diye öne sürülen görüşler ışığında mahkeme, davanın konusuz kaldığını belirledi çünkü konut dava süreci içinde tahliye edildi. Ancak yargılama giderleri açısından bakıldığında, davanın açıldığı dönemdeki durum incelenerek ev sahibinin dava açmakta haklı bulunduğu sonucuna varıldı. İnceleme sonucunda Y.E. ile oğlunun başka bir konutta kaydı bulunmadığı ve konut ihtiyacının gerçek ve zorunlu olduğu tespit edildi. Bu nedenle mahkeme, davanın esası üzerinde karar verilmesine yer olmadığına karar verirken, vekalet ücreti, yargılama giderleri ve arabuluculuk ücreti gibi giderlerin kiracı S.B. tarafından ödenmesine hükmetti. “İCRA TAKİBİ ŞEKLİNDE DE YÖNELTİLEBİLİR”
Ev sahibi Y.E.’nin avukatı Fırat Bilici, dava süreci boyunca tahliye gerçekleşmesine rağmen davanın halen devam ettiğini belirtti. “Tahliyenin ardından bazı yargılama giderleri ortaya çıkıyor; vekalet ücreti ve yapılan giderler. Bu giderlerin kimin üzerinde kalacağına dair karar, Hukuk Muhakemeleri Kanunu kapsamında verilecek. Kiracının bazı giderleri ve vekalet ücretini ödemesi yönünde karar çıkabilir. Taraflar arasında anlaşma yapılıp bu giderlerin karşılanmaması durumunda karşılıklı feragat edilmesi önerilir. Aksi halde mahkeme, taraflara karşı yargılama gideri ve vekalet ücreti talebine ilişkin bir karar verebilir ve icra takibi yoluyla bu talep yöneltilebilir.”