KOBİ Zirvesi ile savunma sanayisinde milli ve özgün üretim hedefleri, işbirliği ve inovasyonla güçlenen yerli çözümler vurgulanıyor.

Birlik ve güç temasını taşıyan 21. KOBİ Zirvesi OSTİM Teknik Üniversitesi’nde gerçekleştirildi. Katılımcılar arasında Kocaeli ve Türkiye’nin savunma sanayisinin yöneticileri yer alırken, Kacır’ın konuşması bölgenin güvenlik endişelerini aşacak adımlara dikkat çekti. Erdoğan liderliğinde atılan kararlı adımlar, bağımsız bir savunma politikası için uzun vadeli planlara dönüştürüldü ve teknolojik altyapının güçlendirilmesi hedeflendi.
Konuşmasında Cumhurbaşkanı’nın vizyonunu hatırlatan Kacır, bağımsız ve özgün bir savunma kimliği oluşturmanın önemine vurgu yaptı. Kamu kurumları, özel sektör ve üniversitelerin sinerjisiyle savunma sanayisinde AR-GE yatırımlarının artmasıyla, geleceğin güvenlik ihtiyaçlarına cevap veren bir ekosistem inşa edildiğini söyledi. Bu çerçevede, devletin yerli üretim payını büyütmeyi ve dünyadaki rekabet gücünü yükseltmeyi amaçlayan bir dizi politika hayata geçirildi.
“1112 SAVUNMA SANAYİ YATIRIMINI TEŞVİK ETTİK” diyerek, son 23 yılda teşvik edilen yatırım sayısını ve toplam yatırım miktarını hatırlatan Kacır, Türkiye’nin savunma ürünleri ihracatında dünyanın sıralamasında üst sıralara yükseldiğini ifade etti. Saha genelinde dört bini aşkın firmanın bulunduğunu ve binlerce araştırma kurumu ile akademinin gece gündüz çalıştığını aktaran yetkili, teknolojik kapasitenin sahadaki uygulamalara yön vermede belirleyici olduğunu sözlerine ekledi.
Savunma sanayisinin büyümesinde KOBİ’lerin kritik rolüne dikkat çeken Kacır, kendi güçlerini artırmaları için finansmana erişim, kapasite geliştirme ve ikiz dönüşüm alanlarında atılan adımları özetledi. KOSGEB üzerinden verilen desteklerle üretimden pazarlamaya kadar geniş kapsamlı bir kalkınma yolunun izlendiğini vurguladı. Teknoloji Hamlesi programı ile AR-GE ve üretim süreçlerinin uçtan uca desteklendiğini belirten yetkili, yenilikçi teknolojilerin savunma paradigalarını kökten değiştireceğini söyledi.
BiGG ve NATO İnovasyon Fonu gibi programların, genç girişimcilerin küresel yatırım ağlarına ve stratejik ortaklıklara ulaşmasını sağladığını söyleyen Kacır, insan kaynağının savunma sanayinin en değerli sermayesi olduğunun altını çizdi. Öğrencileri erken yaşlardan itibaren bilim ve üretim kültürüyle buluşturduklarını ve böylece yetkin mühendis, teknisyen ve yazılımcı kadrolarını yetiştirmeyi sürdürdüklerini belirtti.
İnsana ve Sanayiye Yatırımın Sürekliliği içinde, sanayi ve teknoloji kolejleri kurma hedefini paylaşan Kacır, ana yüklenici firmaların KOBİ’lerle daha derin ve uzun vadeli işbirlikleri geliştirmesinin, savunma sanayimizin yenilik üretme kapasitesini güçlendireceğini söyledi. Ayrıca güvenilirlik, üretim çevikliği ve kalite standartlarının yükseltilmesi için nitelikli iş gücü ve belgelendirme süreçlerine odaklanılacağını belirtti. Nokta vuruşu yapan mesaj, yatırım arttıkça mevcutların da büyüyeceği yönündeydi: “Güçlü ana yükleniciler, yetkin KOBİ’ler ve yenilikçi girişimler birlikte büyümeyi sürdürdükçe, tam bağımsız Türkiye hedefine yaklaşırız.”