İstanbul ve Güneydoğu’da hava durumundaki kısa süreli nem ve sıcaklık değişimini analiz eden güncel özetle, iklim etkilerini hızlıca kavrayın.

Öğle saatlerinde artan sıcaklıklar nefes aldırmıyor; fakat gece ilerledikçe yükselen nem, uyku kalitesini etkiledi. CNN Türk Meteoroloji Danışmanı Prof. Dr. Orhan Şen, bu nemli havanın eylül sonuna kadar aralıklarla sürmesini öngörüyor. Mevsimsel etkenler Marmara ve Ege Bölgeleri’nde nemin yüksek kalmasına yol açıyor; Arabistan’daki alçak basınç ile Orta Avrupa üzerindeki yüksek basınç arasındaki kuvvetli basınç farkı hava akışını Kuzeydoğu yönünde sıkıştırıyor. Bu durumu Şen, “etezyen rejimi” olarak adlandırıyor ve bahar başında başlayıp ekim ayına kadar sürebileceğini belirtiyor.
Kuvvetli rüzgârlar ile Karadeniz’in sularının ısınması beraberinde buharlaşmayı artırıyor; dolayısıyla nem seviyesi yükseliyor. Nem aralıklarla artarken, özellikle gündüz ve öğlen saatlerinde daha düşük hissediliyor; sıcaklık ise en yüksek olduğunda bile yükselmiş hissedilmeyebiliyor. Geceleri %85-90’a kadar nem ölçülebilirken, gündüz nem oranı daha düşük gözlemleniyor. Bu nedenle gece 25 derecenin üzerine çıkmıyor hissedilen sıcaklıklar.
İstanbul’da gün içinde 33-34 dereceye ulaşan sıcaklık ve %50 civarında nem; bu durumda hissedilen sıcaklık yaklaşık 37-38 dereceye çıkabiliyor. Gece ise 27-28 dereceye kadar inen sıcaklıklar ve %85-90 nem, ancak düşük sıcaklıkla birlikte hissedilen sıcaklığı düşürüyor. Böylelikle gece, 25 derece üzerinde bir hissedilen sıcaklık oluşmuyor.
Şanlıurfa’da dünkü termometreler 47 dereceyi gösterdi; bu da bölgenin sıcağına işaret ediyor. Yangın riski nedir? Nem oranının yüksek olması bir avantaj sağlıyor: orman yangınları riskini düşürüyor. Prof. Şen’e göre, %20’nin altındaki nemler için risk yüksek olarak kabul edilse de şu anda Güneydoğu’da böyle bir durum mevcut değil; orman yok. Bu nedenle mevcut günler için yangın riski en düşük seviyelerde seyrediyor.