Keçiören Belediye Başkanı Özarslan’ın yalan ve iftira iddialarına ilişkin resmi açıklamanın ayrıntılı incelemesi ve güvenilir değerlendirme.

Belediye başkanlığını yürütmekte olan Özarslan, sanal medyada yayılan paylaşımına ilişkin olarak, bir grup konuşmasında yalan beyanlarda bulunduğunu öne sürmüştür. Bu açıklamada, göz göze bakılarak yapılan söylemlerdeki küfür ve hakaretlerin içeriğinin değiştirilerek kamuoyuna iletilmesiyle ilgili eleştiriler ile, siyasi çevreler ve paydaşlar arasındaki iletişimdeki güven zedelenmesine vurgu yapılmıştır. Ayrıca, Ankaragücü tribün liderine yönelik bir iddia konusunda bunun gerçek dışı ve mesnetsiz olduğu belirtilmiş; tribün gruplarının bu beyanı sosyal medya üzerinden kesin bir dille yalanladığı ifade edilmiştir. Özarslan, genel başkandan gelen ifadelerin bu tür bir davranışa yakışmadığını dile getirmiştir.
İlk Sırada Mansur Yavaş İsmine Atıf Keçiören Belediye Başkanı, açıklamasının devamında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen beş dosyadan söz etmiş ve bu dosyalarda şüpheliler arasında Mansur Yavaş’ın birinci sırada yer aldığını iddia etmiştir. Başkan, bu durumun kendisine karşı kullanılmak istendiğini ve dosyalarda diğer bürokratlar ile iştirak şirketlerinin genel müdürlerinin bulunduğunu belirtmiştir. Kendisi için dokunulmazlık zırhı olmadığını ifade eden Özarslan, vatandaşların suç duyurusunda bulunma hakkını kullanabileceğini ve savcılık makamlarına ifade vermeye hazır olduğunu kaydetmiştir. Ayrıca, 23 Ekim 2025 tarihinde ihalelerle ilgili bir soruşturmada kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın çıktığını hatırlatarak, kararın yargının siyasi etkiden uzak olduğunu gösterdiğini savunmuştur.
“ÖZEL YİNE TERBİYE SINIRLARINI AŞTI” başlığıyla devam eden bölümde Özarslan, Özgür Özel’in kendisi ve ailesiyle ilgili olan söz ve ithamlarının damgalanamayacak kadar ağır olduğunu ifade etmiştir. Bu tür iddialara karşılık olarak, yalan ve hakaretlere karşı yasal yollara başvuracağını ve ailesiyle birlikte savunmasını sürdüreceğini belirtmiştir. Başkan, yasal süreçler gelecekte de kendisi ve ailesi aleyhinde yeni bir iftira dalgasına dönüştürülmeye çalışılsa dahi, itibarını korumak adına gereken adımları atacağını kaydetmiştir.
Sonuç olarak, taraflar arasındaki anlaşmazlıklar, kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi ve adaletin süreçlere uygun işlemesi açısından dikkatle incelenmelidir. Her iki taraf da meşru haklarını kullanarak duruşlarını açıklamış ve kamuoyunun bu konudaki sorularına karşılık verirken saygılı bir dil benimsemiştir.