DOLAR
48,8169
EURO
55,8995
ALTIN
6.832,43
BIST
13.198,84
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Yağmurlu
21°C
İstanbul
21°C
Yağmurlu
Çarşamba Yağmurlu
17°C
Perşembe Parçalı Bulutlu
20°C
Cuma Parçalı Bulutlu
22°C
Cumartesi Çok Bulutlu
24°C

Kar: Zamanı Yavaştıran Manzaralar ve İçsel Hikayeler

Karın büyüleyici manzaralarıyla zaman durur; içsel yolculuklar ve hikayeler, sıcak bir sığınak gibi duyguları ısıtır.

Kar: Zamanı Yavaştıran Manzaralar ve İçsel Hikayeler
16.02.2026 07:48
A+
A-

Karın yalnızca bir örtü olmadığını, bir duraksama hâli olarak ortaya çıktığı yeni sergiyle buluşuyoruz. Yapı Kredi bomontiada’daki bu çalışmada, kar romantize edilmiş bir manzara estetiğinin ötesine geçerek izleyiciyi zamanın akışını ağırlaştıran bir eşik olarak karşılıyor. Türkiye’nin doğu coğrafyasından kış mevsiminin izlerini taşıyan kareler, yalnızca doğa olaylarını betimlemekten çıkıp bellek, zaman ve insan deneyimini içeren zengin imgeler sunuyor.

Araptarlı’nın kadrajında kar, silerken de belirginleştiren bir etkiye sahip: detayı örtüyor gibi görünürken duyguyu ortaya çıkarıyor. Beyazlığın içinde yaşam sanki askıya alınmış, hareketler duruyor, mekân sessizleşiyor ve her biri kendi iç dünyasıyla yüzleşen insanlar ortaya çıkıyor. Sessiz ve ısrarlı bir belgesel duyarlılık bu seride, izleyiciyi gördüklerimizle başlayıp bakışlarıyla ilerleyen bir düşünce yolculuğuna davet ediyor. “Kar: Bir Hikâyenin İlk Cümlesi” yalnızca bir başlangıç değil, hikâyenin nasıl ve neden ortaya çıktığı üzerine sessiz ama güçlü bir düşünce alanı açıyor.

Küratör Derya Yücel, sergiyi şu sözlerle özetliyor: Açıların karla kaplanan sessizliği, bir manzara olmaktan çok içsel dünyaları yeniden okumaya yol açıyor ve bizi dış dünyanın olduğu kadar iç dünyanın izlerini de keşfetmeye çağırıyor. Araptarlı’ya göre kar, estetik deneyimin ötesinde bir düşünce biçimini tetikliyor: Karla kaplı bir yer, zamanın akışı yerine derinliğin izleğini gösteriyor; her şey donmuş bir duruşa kavuşurken hareketin özünü sorguluyor. Seyircinin iç dünyasında ise, anlatılanın ötesinde görünenler ve görünmeyenler arasındaki farklar belirginleşiyor. İlk kareyi çektiğim an, anlatı için sadece başlangıç; gerisini izleyici kendi iç sesinden aldığı ilhamla tamamlıyor. Fotoğraflarda kar, sadeleşen bir görselliğin arkasında benim görme biçimimi dönüştüren bir güç olarak ortaya çıkıyor. İşlevsellik geri çekilirken bakış, neye baktığını değil nasıl baktığını sorgulamaya başlıyor; bu da kompozisyonun genişlemesini ve boşlukların artmasını sağlıyor. Görme eylemi artık sahip olma amacı taşımayan, karşısındakine alan tanıyan bir iletiye dönüşüyor.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.