Kanada-Türkiye savunma alanında yeni iş birlikleri ve teknoloji transferi perspektifleri ile stratejik gelişmeleri özetleyen kapsamlı bir analiz.

ABD ile gerilimin yükseldiği günlerde Kanada, uzun süredir ikinci bir güvenlik odak noktası olarak görülen Arktik ve Kuzey bölgelerinde yeni savunma modelleri geliştirme amacı güdüyor. Grönland ile ilgili gündem ve Arktik bölgelerdeki egemenlik tartışmaları, Kanada’nın radar sistemleri, insansız hava araçları ve denizaltı filosu için bütçesini artırmasına yol açtı. Kanada Başbakanı Mark Carney’nin ifadeleri bu dönüşümü özetler nitelikte: savunma harcamalarının dörtte üçünü ABD’ye bağlamayacağız.
Teknoloji transferi konusunda Türkiye-Kanada İş Konseyi Başkanı Mehmet Yılmaz, Kanada’nın savunma sanayine olan ihtiyacının artacağını belirtti. Yılmaz, “Eskiden Kanada’nın ordusu neredeyse yoktu; şimdi ABD Başkanı Donald Trump’ın bir çağrısı gibi gelecek bir yönelimle bu durum değişebilir” dedi ve savunma sanayinde teknoloji aktarımının kilit rol oynayacağını vurguladı. İHA’lar ve SİHA’lar başta olmak üzere insansız sistemler, ayrıca deniz araçları için de yeni bir üretim ve iş birliği alanı açıyor.
Olumlu rüzgarlar esiyor Yılmaz, Kanada’nın Filistin’i ilk kabul eden ülkelerden biri olması ve COP 30 toplantılarında Türkiye ile ticaret hacminin artırılması konusunda atılan somut adımlar üzerinde durdu. NATO zirvesi öncesinde Kanada’nın, Türkiye ile potansiyel ticari ve teknik iş birliklerini güçlendirmek üzere olumlu bir zemine sahip olduğunu ifade etti.
İş birliği potansiyeli Kanada İş Konseyi olarak Toronto Global Forumu’na katıldıklarını belirten Yılmaz, Türk savunma sanayisinin güçlü üretim kapasitesine işaret etti. Aselsan, Roketsan, Havelsan ve Kale Savunma gibi firmaların bu platformda öne çıktığını söyleyen Yılmaz, yapay zeka ve ileri teknolojilerin birleşiminde derinleşen bir iş birliği potansiyeli gördüklerini belirtti. Türkiye ile Kanada arasında mühendislik, üretim ve teknoloji transferi alanlarında karşılıklı fayda sağlayacak zengin bir iş birliği ortamı oluşuyor.