İzmir’de kardeşler ve dayı-yoğun dayanışmasıyla iki böbrek nakli hikayesi: aile bağlarıyla yaşam umudu ve umut dolu bir yol.

İzmir’in Kemalpaşa ilçesinde yaşayan Songül Kara, gençlik yıllarında genetik bir böbrek hastalığıyla mücadele etti. Zamanla böbrek fonksiyonları kötüleşince 2009 yılında Çiğli’deki özel bir hastanede, ağabeyi Ağıt Ayhan’ın verdiği böbrekle hayata tutundu.
KIZI DA AYNI HASTALIĞA YAKALANDI 12 yaşındaki Yaren Kara’ya da dört yıl önce aynı hastalık teşhisi konuldu. Diyaliz ve ilaç tedavisine devam eden Yaren’in annesiyle birlikte, dayısının da böbreğini bağışlayacağı özel hastanede operasyon gerçekleşti. Dayısı Burhan Ayhan’dan alınan böbrek, anneden sonra kızına umut oldu.
Songül Kara, organ bağışının ailenin hayatına nasıl yön verdiğini anlatarak, “Büyük abim bana böbreğini verdi; ardından başka bir büyük abim de kızım için gönüllü oldu. Değeri biçilemez bir dayanışma bu,” dedi. Kızına nefes olan süreçte Yaren’in sağlığına kavuşmasıyla birlikte daha iyi hissettiğini söyleyen Kara, ağrıların azalması ve yürümeye başlamasıyla yaşamının normale döndüğünü ifade etti.
51 yaşındaki Ağıt Ayhan ise kardeşine hayat vermiş olmaktan duyduğu mutluluğu paylaştı. Aile içindeki bir kişinin kan grubu tutmadığı için başlangıçta bağışın gerçekleşemediğini belirten Ayhan, artık bir canın kurtulmuş olmasının sevincini dile getirdi.
BİR KANCI PAYLAŞAN KİSİLER Bir kardeşini yıllar önce bu hastalık nedeniyle kaybetmiş olan Ayhan, gönüllü bağışın toplumsal bir sorun olmadığını, gerekli bilincin oluşmasıyla büyük fedakarlıklar yapılabildiğini söyledi. Yaren Kara’nın nakil operasyonunda yer alan Opr. Dr. Işık Hasan Özgü ise genetik geçişin bazı hastalıkları aile fertlerinde etkilediğini belirtti ve iki operasyonun da başarılı geçtiğini vurguladı. “Organ bağışı tamamen gönüllülük meselesi ve fedakarlık gerektirir.”