DOLAR
48,8562
EURO
55,7294
ALTIN
6.736,67
BIST
13.251,85
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Parçalı Bulutlu
20°C
İstanbul
20°C
Parçalı Bulutlu
Cuma Az Bulutlu
22°C
Cumartesi Çok Bulutlu
24°C
Pazar Hafif Yağmurlu
22°C
Pazartesi Hafif Yağmurlu
21°C

İzmir ve Türkiye İçin Deprem Risk Yönetimi: Yapı Stokunun Yenilenmesi ve Kentsel Dönüşüm Stratejileri

İzmir ve Türkiye için deprem riskini yöneten yapı stokunun yenilenmesi ve kentsel dönüşüm stratejileriyle güvenli bir gelecek için rehber.

İzmir ve Türkiye İçin Deprem Risk Yönetimi: Yapı Stokunun Yenilenmesi ve Kentsel Dönüşüm Stratejileri
05.02.2026 15:48
A+
A-

6 Şubat 2023 Kahramanmaraş depremlerinin üzerinden üç yıl geçti. Bu süreçte Jeofizik Mühendisleri Odası İzmir Şube Başkanı Sinancan Öziçer, ülke ve yerel düzeyde eylem planları oluşturarak riskleri azaltmaya odaklanılması gerektiğini vurguladı. Planlar hazırlanırken bölgelerin kendine özgü koşulları göz önünde bulundurularak risklerin belirlenmesi ve azaltılması üzerinde durulması gerektiğini ifade etti.

Yapı stokunun incelenmesi ve yenilenmesi zorunlu Özellikle ruhsat aşamasında proje denetimlerinin büyük önem taşıdığını belirten Öziçer, zemin etütlerindeki jeoloji ve jeofizik mühendislerinin denetiminin güçlendirilmesi gerektiğini söyledi. Her belediyenin jeolojik ve jeofizik uzmanı istihdam etmesi, ülke genelinde mühendislik eksikliklerinin giderilmesi için kritik olarak görülüyor. Depremlerin can kaybını etkileyen temel faktörü binaların durumu olduğuna dikkat çekilerek, Hatay-İskenderun bölgesinde 6 ay ile 1 yıl önce uygun olan yapıların bile yıkıldığına değindi.

İzmir ve çevresinde riskli stoklar İzmir’de yaklaşık bir milyon yapı stoku bulunduğunu söyleyen Öziçer, bunların büyük kısmının 1975-1998 yönetmelikleriyle inşa edildiğini ve 40 yaşın üzerinde olduğunu belirtti. Dolgu ve alüvyon zeminlerde yoğun yapılaşma görüldüğünü ifade eden Öziçer, 6.9 büyüklüğünde bir depremde can kayıplarının artma ihtimalinin yüksek olduğuna işaret etti. Kaçak yapılar ve mühendislik hizmeti almamış yapıların da yaygın olduğunu hatırlatarak, 6 ve üzeri bir depremde daha ağır sonuçlar öngördü.

Mahalle bazında dönüşümle riskleri azaltma Yapı stokunun tespit edilmesiyle pilot bölgeler belirlenip, mahalle ölçeğinde kentsel dönüşüm çalışmaları hızlandırılarak risklerin minimize edilebileceğini ifade etti. Zemin tabakalarının deprem dalgalarını yapı üzerinde nasıl etkilediğini anlatan Öziçer, derin alüvyon ve balçık bölgelerde deprem dalgalarının daha sert vurabildiğini söyledi. Bu nedenle bu bölgelerde hızlı dönüşümlerin can kaybını daha fazla azaltacağını belirtti. Körfez kıyısındaki yapıların dönüşümüne özellikle dikkat edilmesi gerektiğini vurguladı.

Deneyimlerden ders alıyoruz Öziçer, yaşanan ağır depremlerden ders çıkarmanın önemli olduğunu sözlerine ekledi: 1999 Gölcük depremi, 30 Ekim İzmir depremi ve 6 Şubat Kahramanmaraş depremleri sonrası hızlı, organize ve sürekli iyileştirme ihtiyacını gördüklerini belirtti. Afet anında hızlı müdahale ve can kaybını en aza indirgeme hedefiyle, kentsel dönüşümün hızlandırılması ve afet müdahale planlarının uygulanabilirliğinin artırılması gerektiğini ifade etti. Ayrıca eğitimler ve bilinç düzeyinin yükselmesi, inceleme ve araştırma çalışmalarının hız kazanması gerektiğini belirtti; çünkü deprem hangi zaman ve yerde olacağını kimse bilemez.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.