İstanbul Buluşması: İran Çağdaş Sanatı ve Hafıza Diyalogları – hafıza, kimlik ve direnişin sıcak bir buluşması, yeni perspektiflerle sanat dünyasını keşfedin.

İkinci günün sabahında İsrail ve ABD’nin İran’a yönelik operasyonları sürerken dünya genelinde artan yankılar, sanat dünyasında da karşılığını buldu. 800’e yakın can kaybı olarak görülen bu kriz, bölgeyle sınırlı kalmıyor; küresel bir etki alanı yaratıyor. Şu an, bu atmosferin sanat dünyasında yarattığı konuşmalar güç kazanıyor ve birçok sanatçı ile kurum, savaşa karşı ortak sesler yükseltiyor.
Şehrin dört bir yanında görülen bu bağlam, Tahran merkezli Shiva Zahed Gallery’nin İstanbul Pera’daki kapılarını bir kurucunun öne çıkaran kararıyla karşılıyor. Bu galerinin sergi programında İran çağdaş sanatının iki önemli ismi Shaqayeq Arabi ile Fereydoun Ave’nin eserleri, “echos” adı altında seyirciyle buluşuyor. Zamanlaması da bir anlam taşıyor; sanatın diyalog kurma ve hafıza üretme gücünü yeniden hatırlatma amacı taşıyor.
Bugünün küresel hâli“echos” sergisi, galerinin yol haritasını da temsil etmeye çalışıyor. Özellikle kırılgan olana odaklanırken, sanatın evrensel bir dil olarak varlığını sürdürdüğünü hatırlatıyor. Dubai ve Paris’te üretim yapan iki sanatçı, kültürel anlatılardan güncel hafızaya uzanan bir yansıtma sunuyor. Eserler, İran güreş geleneğinden 10. yüzyıl destanı Shahnameh’in kahramanlarına; Yunan mitolojisinden çağdaş alegorilere kadar genişleyen bir söylemi taşıyor.
İstanbul’da açılışa katılan sanatçı, gençlik yıllarında işlerini çok anlattığını ama artık anlatmayı tercih etmediğini belirtiyor; izleyicinin kurduğu bağı önemsediğini söylüyor. Ave’nin çalışmalarında havada asılı bir incir yaprağı ya da kanayan bir nar gibi semboller, hafif ama dikkatli bir kurgu içinde sabitlenmiş ve saklı bir sır hissi uyandırıyor.
Bu köklü bakış açısı, Arabi’nin pratiğiyle de uyum içinde ilerliyor. Arabi’nin heykelleri, kaos ile direnç arasındaki gerilimi bedene geçiriyor. Doğaçlama ve sergiye özel üretimler yapan bir sanatçı olarak Arabi, malzeme seçimlerini sergi kurulumu sürecinde belirliyor; Körfez coğrafyasının peyzajından izler taşıyan çöl artıkları, kentten elde edilmiş materyaller, palmiye yaprakları, metal ağlar ve paslı çubuklar gibi unsurları yeni ekosistemlere dönüştürüyor. Bu yaklaşım, günümüz küresel hâlini güçsüzleşen ve terk edilmiş olanların içinden doğan enerjiyle yansıtıyor.
‘İstanbul buluşma noktamız’
Galeri kurucusu ve koleksiyoner olan Shiva Zayed, açılışa ilişkin konuşmasında İranlı sanatçıların görünürlüklerinin artırılmasının ilk adım olduğuna vurgu yapıyor. Bölgede uzun süredir süregelen kaos ve engellerin sanatçılar üzerindeki etkisini paylaşan Zayed, şu yorumu yapıyor: “İyi sanatçılarımız çağdaş sanatta yeterince temsil edilmiyor; görünürlükleri sınırlı olduğundan fuar ve sergilere katılamıyorlar.” İstanbul’un bu yüzden bir buluşma noktası olduğuna işaret ediyor ve ekliyor: “Oraya katılım, vizeler ve ülkedeki durum nedeniyle sıkıntılı oluyor; İstanbul ise bu sorunu aşabilen bir köprü görevi görüyor.”