İstanbul Ağır Ceza Mahkemesi duruşması ve Leyla Alaton ile ilgili sanıklarla ilgili en güncel gelişmeler. Detaylar ve analizlerle

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturma kapsamında görülen duruşmada müştekiler Leyla Alaton ile oğlu Efe Eros Güneyli ve tarafların avukatları hazır bulundu. Beyanlarda, denetimin yeterince sağlanmadığına dair endişeler ve şirkete olan güvenin sarsıldığına ilişkin ifadeler dikkat çekti. Alaton, kendisine yönelik denetim süreçlerinin nasıl yürütüldüğünü, evrakların kendisine değil avukata getirildiğini ve bazı durumlarda güvenin zedelendiğini anlattı. Mahkeme başkanı ise toplam zarar ve süreç hakkında görüşlerini sordu; buna karşı Alaton, maddi manevi kayıpların büyüklüğünden söz ederek davanın ardından gerekli adımların atılmasını talep etti.
Alaton’un oğlu Güneyli de davada söz alarak, şirkette Temmuz 2023’te görev üstlendiğini ve öncesinde ABD’de çalıştığını belirtti. Şirketteki yönetim ile yakından temas kurduğunu söyleyen Güneyli, bilgi taleplerinin sürekli olarak ertelenmesi ve sonrasındaysa şantaj vasıtasıyla baskı uygulanması iddiasını dile getirdi. Girişimci olarak şirketteki ciroların azaldığını ve borçların arttığını kaydederken, Ahmet Özcan’ın bu süreçte kendilerini şantaj yoluyla sıkıntıya soktuğunu belirtti. Davaya katılma taleplerinin kabul edilmesini isteyen müştekiler arasındaki bu görüşler, savcının katılma taleplerinin uygun bulunduğu yönünde karara bağlandı.
İddianameden kısmında ise Leyla Alaton’un şikayeti üstüne başlatılan soruşturmanın ayrıntıları yer alıyor. MASAK raporuna göre, firari sanık Ahmet Özcan’ın hesap hareketlerinde 1 milyar 350 milyon 725 bin lira giriş ve 136 milyon 301 bin 577 lira çıkış dikkat çekici bulunuyor. Şirketlere yönelik toplam para transferleriyle ilgili olarak da ciddi farkların mevcut olduğu vurgulanıyor; ayrıca Özcan’ın mağdur şirketlerin varlıklarını azaltmaya dönük işlemler yaptığı ifade ediliyor. İddianamede, sanıklar Bilgin Turcan, Ebru Ünlü, Eda Tuna, Musa Soylu ve Özge Topuz’un aynı gün işten ayrılması ve arabuluculuk sözleşmeleriyle ödeme almaları üzerinde duruluyor. Bu durumun soruşturma ve savunmalarla bir belirsizlik oluşturduğu belirtilirken, delillerin dava açmaya yeterli olduğu kaydediliyor.
İddianamede, sanıkların “suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklamak” ve “güveni kötüye kullanmak” suçlarından 3’er yıl 6’şar aydan 9’ar yıla kadar hapis cezalarına çarptırılması talep ediliyor. Duruşmada, müştekilerin katılım talebinin kabulüne karar verilirken dosya Sayıştay uzmanı bilirkişiye gönderilmek üzere duruşma ertelendi.